7 Mart 2026 Cumartesi

Engellilik sağlık kurulu raporları... psikiyatrinin milyonlarca sağlıklı insanı "engelli" ve "bakıma muhtaç" hale getirdiğinin en güzel kanıtıdır.

"Ana akım psikiyatri ve psikiyatristlere ceza ve tazminat davaları (Criminal and civil lawsuits against mainstream psychiatry and psychiatrists.)", Illistration, Temsili görseller
Engellilik sağlık (kurulu heyet) raporları... psikiyatristlerden ve devletlerden "tazminatlar almak" veonlara "davalar açmak" için yeterli olabilir (mi?)

Engellilik sağlık kurulu raporları... psikiyatrinin milyonlarca sağlıklı insanı "engelli" ve "bakıma muhtaç" hale getirdiğinin en güzel kanıtıdır. Şimdi ne olacak, tazminat davaları açabilir miyiz?

UYARI :  Lütfen unutmayın: Hiç kimse doktor kontrolü olmadan psikiyatrik ilaçlardan kurtulmaya çalışmamalıdır. En aşağıdaki UYARILAR kısmını okuyunuz.. Ayrıca her zaman olduğu gibi eğer kalp rahatsızlığı, psikolojik rahatsızlığınız vs varsa, buradaki bilgiler sağlığınız açınızdan iyi olmayabilir ve bu nedenle bu araştırmayı okumamanızı tavsiye ederiz. Yok eğer "Kimse karışamaz lan benim okumama, illa da okuyacağım!" diyorsanız, o zaman bütün sorumluluk size aittir, bunu unutmayın. Yazımızı okumadan önce en aşağıdaki UYARILAR VE NOTLAR kısmını okuyunuz. Her şey gönlünüzce olsun ve nice mutlu yıllar, sağlıklar dileriz.. Teşekkürler..

Muhtemelen eğer engelli sağlık kurulu raporları... mahkemelerde birer delil ve kanıt olarak görülürse... 

(1) ve (2) Bireyler psikiyatrik ilaç tedavisi görürken... psikiyatrik ilaçların neden olduğu çok sayıda çeşitli zihinsel ve fiziksel kalıcı ve ölümcül hastalıklar ve rahatsızlıklardan - yani sakat bırakılmalardan (iyatrojenik yaralanmalardan) ve öldürülmelerden (iyatrojenik ölümlerden)... zarar gördüğünü...

(3) özellikle de zihinsel olarak "kendi işlerini kendi başına yapamayacak kadar"... kimyasal beyin hasarına (kimyasal lobotomiye) maruz kaldığını  - yani "engelli" ve/veya "bakıma muhtaç" hale geldiğini... bir nevi gösteren /ispat eden "engellilik sağlık kurulu raporlarını"...

(4) mahkemelere birer resmi belgedelil ve/veya kanıt olarak sunarak... kendisini bu hale getiren ve bu zehirli kimyasallar psikiyatrik ilaçların bu sakat bırakıcı ve öldürücü zararlarını kendilerine anlatmayan... kendilerini ve/veya ailelerini bu gibi konularda uyarmayan... ana akım psikiyatrilerini... ceza ve/veya para (tazminat) davaları açarak...

(5) ana akım psikiyatristlerinin ceza almalarını ve/veya paraya (tazminatamahkum edilmelerini sağlayabilirler, diye düşünebiliriz.

Tabii bunun için öncelikli olarak mahkemelerin... bu engellilik sağlık kurulu raporlarını... birer resmi belge niteliğinde... birer kanıt /delil olarak görmeleri gerekir. Ki maalesef ana akım psikiyatri ve psikiyatristler... bu psikiyatrik vahşet ve soykırımları... "akıl hastalıklarının tedavisi" bahanesi adı altında... kendilerine tanınan yasal statüler nezdinde - onlarca yıldır - yaptıkları için... mahkemelerin bu engellilik sağlık kurulu raporlarını dikkate dahi alabilmesi... biraz zor gibi gözüküyor. 

Tabii cesur yürekli bir hakim çıkar da... bu engellilik sağlık kurulu raporlarını dikkate alırsa ne ala? Tabii bunun için... muhtemelen psikiyatrik ilaçlar ve ECT gibi diğer biyopsikiyatrik tedavilerin ve müdahalelerin... insanlara vermiş oldukları sakat bırakıcı ve öldürücü zararlarını içeren... çok sayıda kanıtlara ihtiyacı olacaktır. Bence bunun için... ya cesur yürekli savcılar ve/veya bu işle uğraşan /uğraşmak isteyen cesur yürekli avukatların... bu işe el atması daha iyi olur. Hep birlikte yapmalılar... sayısı belirsiz milyonlarca insanın bu psikiyatrik vahşet ve soykırımlardan kurtarmak adına... Olur mu dersiniz?

* Engellilik sağlık (kurulu heyet) raporları... psikiyatristlerden ve devletlerden "tazminatlar almak" ve onlara "davalar açmak" için yeterli olabilir (mi?)

Bence olabilir - ama maalesef bu işler böyle yürümüyor - ve aslında bence olmalıdır...  Çünkü... Muhtemelen ana akım psikopat psikiyatri - dünya genelinde sayısı belirsiz tahmini - HER YIL milyonlarca sağlıklı insanı... "engelli" ve "bakıma muhtaçhale getiriyor. Ve işte bu engellilik sağlık kurulu raporları ise... bence ana akım psikiyatrinin ve psikiyatristlerin... bu bireyleri "engelli" ve "bakıma muhtaçhale getirdiğinin en güzel kanıtı ve delilidir. Çünkü...

"Akıl hastalıklarının tedavisibahanesi adı altında... "psikiyatrik ilaç ve ECT" gibi diğer "biyopsikiyatrik tedaviler ve müdahalelere" maruz kalırken... bu biyopsikiyatrik tedaviler ve müdahalelerden dolayı... bir/birden fazla zihinsel ve fiziksel çeşitli kalıcı ve ölümcül hastalıklara ve rahatsızlıklara yakalanan...

- örneğin psikiyatrik ilaçların neden olduğu kalıcı olan ve olmayan kimyasal beyin hasarına (kimyasal lobotomiye) ve olasılıkla bununla bağlantılı mevcut akıl hastalıklarının (psikotik semptomlarınartmasına, kötüleşmesine vs... ve/veya daha önceleri hiç olmayan yeni yeni başka çeşitli akıl hastalıklarına (psikotik semptomlarasahip olması ve/veya tüm bu psikotik semptomların (akıl hastalıklarınınkalıcı hale gelmesine yakalandıysanız... ve hatta kimyasal beyin hasarının da daha da kötüleşmesine sahip olduysanız vs vs...

- ve/veya bunlarla birlikte hem zihinsel (eski ve yeni psikotik semptomların nüksetmesi, oluşması, kötüleşmesi, artması vs vs... akıl hastalıklarının kalıcı hale gelmesi vb gibi) hem de fiziksel (tardif diskinezi, akatizi, kanser, diyabet vb gibi) çok sayıda çeşitli kalıcı ve ölümcül hastalıklara ve rahatsızlıklara yakalandıysanız... ve hatta eğer tanıdığınız, yakınınız vs... psikiyatrik ilaç tedavisi görürken..."ani ölümler"de dahil çeşitli iyatrojenik ölümlere de yakalandıysalar...

Bunların hepsi... psikiyatrik ilaçların (ve eğer varsa diğer biyopsikiyatrik tedavilerin ve müdahalelerin) neden olduğu... iyatrojenik yaralanmalardır (yani sakat bırakılmadır.) "Ani ölümler"de dahil diğer çeşitli "ölümler" ise "iyatrojenik ölümlerdir (yani öldürülmedir.)

Örneğin özellikle de psikiyatrik ilaç tedavisi görürken sakat bırakılan (iyatrojenik yaralananmadur insanlar (akıl hastaları /zihinsel hastalar /zihinsel engelli bireyler)... bu kapsama girer. (Aynı madurluk kapsamı ECT gibi diğer biyopsikiyatrik tedaviler ve müdahalelerden dolayı zarar gören bireyler için de geçerlidir.)

Ve eğer psikiyatrik ilaç tedavisi görürken... "kendi işlerini kendi başlarına yapamayacak kadar"... zihinsel "engelli" ve/veya "bakıma muhtaçhale gelmişlerse...

... ve eğer hastanelerdeki engelli sağlık (heyet) kurulunda yer alan psikiyatristler de... bu bireylere "kendi işlerini kendi başlarına yerine getiremeyecek kadar" bir zihinsel "engelli" ve/veya "bakıma muhtaç" olduğuna dair... bireylere "engellilik sağlık kurulu raporları" verdilerse...

... işte bu bireylere verilen "engellilik sağlık kurulu raporları"... bireylerin, psikiyatrik ilaç tedavisi görürken... psikiyatrik ilaçlar tarafından sakat bırakıldığına (yani iyatrojenik yaralandığına) dair çok önemli bir kanıt, bir delil olma olasılığını güçlendiren bir belgedir, diyebiliriz.

Tabii "engellilik sağlık kurulu raporlarının"... şimdiye kadar - ki onlarca yıl boyunca - neden böyle bir "hukuki kapsamının olmadığı" ise.. ayrıca tartışılması gereken bir konudur. Ana akım psikiyatri ve psikiyatristler... muhtemelen onlarca yıl boyunca... bu engellilik sağlık kurulu raporlarınının (raporda geçen "engellilik" ve/veya "bakıma muhtaçlık" olasılık nedenlerini)... birer "delil ve kanıt olamayacağını" ileri sürmüş olabilirler.  Bu "engellilik" ve/veya "bakıma muhtaçlık" olasılık nedenlerinin... başka başka sebeplerden (örneğin altta yatan başka bir hastalıkrahatsızlık vs gibi nedenlerden) dolayı olabileceğini... bu vb nedenlerden dolayı da bunun "psikiyatrik ilaçlardan dolayı olmayabileceğini" de ileri sürmüş olabilirler /ileride sürebilirler.

Evet, söyledikleri doğru olabilir ama unuttukları - daha doğrusu kamuoyuna söylemedikleri bazı şeyler de var. Örneğin... yukarıda bu anlattığımız psikiyatrik ilaç kaynaklı zihinsel ve fiziksel çok sayıda çeşitli kalıcı ve ölümcül hastalıklara ve rahatsızlıklara ve hatta ani ölümler de dahil... çeşitli iyatrojenik ölümlere de sebep olduğuna dair... tıbbi litaretürde çok sayıda bilimsel çalışmalardan oluşan düzinelerce (yüzlerce hatta binlerce) bilimsel kanıtlar bulunması gibi... Ayrıca psikiyatrik ilaçların "akıl hastalıklarını" tedavi etmediği aksine onları (akıl hastalıklarınıyarattığı ve hatta artırdığı ve daha da kötü hale getirdiğine... ve kimyasal beyin hasarına ve olasılıkla bununla bağlantılı kalıcı akıl hastalıklarına da sebep olduğuna ve muhtemelen bununla (kimyasal beyin hasarıyla) bağlantılı... bireyleri "engelli" ve/veya "bakıma muhtaç" hale getirdiğine dair de çok sayıda kanıtta bulunuyor.

Peki, öyleyse bu düzinelerce bilimsel "kanıt ve delilleri" nereye koyacağız?

Dolayısıyla... günümüzde bu kadar çok sayıda bilimsel kanıt ve delil olmasına rağmen... bu engellilik sağlık kurulu raporlarının... mahkemeler de birer "dava delili" olarak geçerli olabileceğini pek sanmıyoruz - (en azından şimdilikakıl sağlığı sistemi sil baştan değişmediği sürece...) Bunun nedeni de akıl sağlığı sisteminin... ana akım psikopat psikiyatrinin - devlet yasaları ile - TEKELİNDE olmasıdır. Yani psikiyatri... maalesef bu psikiyatrik vahşet ve soykırımları... yasaların kendilerine vermiş oldukları kanuni yetkilerle yasal bir şekilde - ama gizli bir şekilde - yerine getiriyor. 

Dolayısıyla muhtemelen psikiyatristleri ve devletleri (bunlara izin verdikleri için)... dava etmek ve tazminat davaları açmak, ana akım psikiyatrinin tıp fakültelerinden kovulmasını sağlamak ve ana akım psikiyatrinin ve psikiyatristlerinin - bu psikiyatrik vahşetlere ve soykırımlara - sebep oldukları için... hukuki anlamda davalarla cezalandırılmaları ve/veya en azından çok yüksek miktarlarda tazminat ödemeleri ile cezalandırılmaları gerekelbilmesi için... ilk öncelikle akıl sağlığı sisteminin sil baştan yeniden revize edilmesi (değiştirilmesi) gerekir, diyebiliriz.

* Durun dahası da var... özellikle de psikiyatrik ilaç tedavisi görürken... psikiyatrik ilaçlardan dolayı... "kendi işlerini kendi kendine yapamayacak kadar"... bireylerin "engelli" ve/veya "bakıma muhtaç" hale getirilmesini gösteren bu "engellilik sağlık kurulu raporlarının"... şimdi günümüz de neden mahkemeler de birer delil ve kanıt olarak görülmesi gerektiğini anlatmaya çalışacağız. Yukarıda kısaca anlattık ama biraz daha detaylıca anlatalım...

*** *** ***

** PSİKİYATRİNİN, HER YIL MİLYONLARCA SAĞLIKLI İNSANI "ENGELLİ" VE "BAKIMA MUHTAÇ" HALE GETİRDİĞİNİN BELGESİ...

Ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristlerin... insanları sakat bırakmanın, süründürmenin ve kontrol etmenin taktikleri : "Önce sakat bırak (yarala) ve "engelli" ve "bakıma muhtaç" hale getir. Sonra - "Ay pardon, sağlıklı beyninizi fiziksel ve kimyasal beyin hasarına uğrattık ama size ödül olarak bu belgeyi veriyoruz, özrümüzü kabul edin!dercesine... - bazı "ödüller" için bir "belge (sağlık raporu)" ver. Bu belgeye - sadece gözleme dayalı olarak - bir takım "oranlar, süreler, bağımlılık dereceleri" vb ekle... Böylece bireyleri sadece "engelli" ve/veya "bakıma muhtaçhale getirmiş olmazsın... aynı zaman da bireylerin psikiyatristlere de "muhtaçolduğunu ortaya koymuş olursun."

Muhtemelen dünya genelinde psikiyatrik tedavi görürken - yani "psikiyatrik ilaçlarsağlıklı beyinlere - 400 volta kadar - elektrik şokları vermek (ECT)" vb gibi biyopsikiyatrik tedaviler (müdaheleler) tarafından (daha doğrusu bunları reçete eden ve uygulayan psikiyatristler tarafından)... sayısı belirsiz milyonlarca insan... fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarlarına (fiziksel /kimyasal lobotomiyeuğratılıyor (maruz bırakılıyor ve yakalanıyor.) 

Muhtemelen biyopsikiyatrik tedavilerden dolayı (yani psikiyatristler tarafından)... fiziksel /kimyasal beyin hasarına uğratılan (maruz bırakılan ve/veya yakalanan) bu milyonlarca masum insanın büyük çoğunluğu... bu, fiziksel /kimyasal beyin hasarından dolayı... ya yarı kısmi bağımlı / tam bağımlı vb olarak "engellive/veya "bakıma muhtaç" hale gelerek (yani psikiyatristler tarafından "engellive/veya "bakıma muhtaç" hale getirilerek)... özel (kişisel) olan ve olmayan - "bazı şeyleri, hizmetleri" vb gibi ihtiyaçları"... maddi ve/veya manevi açıdan yerine getirememektedir. 

İşte bu vb ihtiyaçları yerine getiremeyecek derecede... (psikiyatristler tarafından) "yarı kısmi bağımlı" ve/veya "tam bağımlı" vb olacak şekilde "engellive/veya "bakıma muhtaç" hale getirilen bireylerin... bu ihtiyaçlarını yerine getirebilmeleri için... bireylere (veya kendilerine bakmakla yükümlü oldukları ailelerine)...  devletler, bunlara "engellilik maaşı, bakım maaşı" vb gibi maaş ödemeleryapabilmek ve/veya bazı hizmetlerden ücretsiz /indirimli yararlanılabilmeleri için... bireylere hastanelerin sağlık (heyet) kurullarından ve/veya psikiyatri kurullarından.... "engellilik sağlık kurulu (heyet) raporları" vb adı altında buna benzer "engelli sağlık raporları" belgesi verilir. 

Bu belgede... psikiyatri tarafından - zihinsel olarak - sakat bırakılan (akıl hastası /deli olarak da görülen zihinsel) engelli bireyin... ruhsal ve duygusal (zihinsel) durumunun - "kendi kendine bakabilecek /bakamayacak seviyede" - ne kadar kötü olduğuna (yani daha doğrusu psikiyatristler tarafından zihinsel olarak sakat bırakılmanın bir nedeni olan fiziksel /kimyasal beyin hasarının... derecesinin ne kadar ağır olduğuna) dair... 1'den 100'e kadar bir takım puanlar /oranlar yer alır. Bu puan /oranlar, heyet sağlık kurulundaki psikiyatristler tarafından... engellilik oranları resmi çizelgedekilere göre - (ama aslında gözlemsel olduğu için sadece gözleme dayalı olarak - deyim yerindeyse kendi kafalarına göre) - tespit edilir ve/veya belirlenir

    NOT: "Resmi çizelgedeki oranlar - resmi olarak - belirlense de... son sözü gözleme dayalı olarak psikiyatristler söyler. Bu diğer karar vermeler - örneğin sosyal hizmet görevlileri için de - aynıdır. Tamamen gözlemlere dayalıdır - yani suisitimale açıktır. Artı ayrıca... - özellikle de zihinsel, ruhsal ve duygusal engellilik açısından - devletin belirlemiş olduğu resmi çizelgedeki oranlar da tamamen gözlemlere dayalıdır. Yani fiziksel hastalıklardan dolayı "engelli" ve/veya "bakıma muhtaç" hale gelen bireylerin mevcut engellilik durumları.... kanıta dayalı - yani biyolojik ve radyolojik test sonuçları - olduğu için... bu oranların tıbbi geçerliliği olabilir. (Ancak bu oranlar... yine de gözlemlere dayalı olarak belirlenebiliyor.)

    Bununla birlikte... özellikle akıl hastalıklarında - zihinsel, ruhsal ve duygusal engellilik yaşayanların mevcut engellilik durumlarını... - örneğin biyopsikiyatrik tedavilerden dolayı ortaya çıkan fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarını "ölçebilecek, test edebilecek" herhani bir biyolojik ve radyolojik test sonuçları yoktur. Bu şekilde bu tür beyin hasarları - kanıta dayalı - olmadığı için de... bu nedenle bu oranların... herhangi bir tıbbi geçerliliği de yoktur. Tıbbi geçerliliği olmadığı için de... hukuki geçerliliği de yoktur. Aslında gerçekte öyle olmalıdırAma ne yazık ki... aslında yasalarca bu şekilde kabul edilmemektedir - yani yasalar /kanunlar /yönetmelikler - kanıta dayalı olmayan bir biçimde ele alınan - bu oranları kabul etmektedir.

   İşin trajikomik yanı... ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristler.... biyopsikiyatrik tedavilerden dolayı fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğratılan insanların bu mevcut durumlarını - yani yaşamış oldukları beyin hasarlarını - herhangi bir biyolojik ve radyolojik test sonuçları olmadığı için - bunu rahatlıkla görmezden gelmekte ve bunları kabul etmemektedir. Ama öte yandan... sakat bıraktıkları - "engelli" ve/veya "bakıma muhtaç" hale getirdikleri - engelli bireylere... herhangi bir kanıta dayalı sonuçlar olmamasına rağmen... engelli sağlık raporları gibi belgeler verebilmektedirler. Ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristlerin bu şekilde davranmalarının nedeni olarak muhtemelen....

    Ana akım psikopat psikiyatri vpsikiyatristlere göre... bireylerin yaşamış oldukları "engellilik" ve "bakıma muhtaçlık" durumlarının - beyin hasarlarının - nedeni... bireylerin mevcut akıl hastalığından (ilerlemesinden, kötüleşmesinden vb) kaynaklanıyor, olmasıdır. Halbu ki... onları bu hale getiren - yani onları "engelli" ve/veya "bakıma muhtaç" hale getiren - yani  fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına yakalanmalarını sağlayan şeylerin... psikiyatristlerin onlara verdikleri ve hiç bir zaman akıl hastalıklarını tedavi etmedikleri - tam tersine onları yarattıklarını, akıl hastalıklarına sebep olduklarını, - artı ayrıca çok sayıda çeşitli zihinsel ve fiziksel kalıcı ve ölümcül hastalıklara ve rahatsızlıklara ve ani ölümler de dahil.. çeşitli iyatrojenik ölümlere de neden oldukları - "psikiyatrik ilaçlar, sağlıklı beyinlere 400 volta kadar elektrik şokları (ECT) vermek" vb gibi biyopsikiyatrik tedaviler olduğunu ve bunlara dair çok sayıda kanıtların da olduğunu biliyoruz. Ve ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristler de... tüm bu korkunç gerçekleri bilmekte ama bu korkunç gerçekleri (psikiyatrik vahşet ve soykırımları) hasta ve ailelerinden, devletlerden, kamuoyundan, medyadan ve toplumlardan saklamaktadırlar."
--- --- ---

Kaldığımız yerden devam edersek... Ayrıca belgede... "engelli" ve/veya "bakıma muhtaçlık" derecesi olarak... "bağımlı değilyarı kısmi bağımlı ve tam bağımlı" vb gibi buna benzer seçeneklerinden biri... heyet sağlık kurulundaki psikiyatristler tarafından - yine gözleme dayalı olarak kendi kafalarına göre - işaretlenir. 

Ayrıca belgede psikiyatristler... bireyleri hayatları boyunca (ölene kadar) devam edebilecek... bir fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğrattıkları halde... - sanki sonradan iyileşebileceklermiş gibi... halbu ki böyle bir umut olmadığı halde - onlara yine gözlemsel sonuca dayalı olarak - deyim yerindeyse kendi kafalarına göre - 1, 2, 3 yıl gibi - "1 yıl geçerli", "2 yıl geçerli" - gibi süreler verebiliyorlar. - Trajikomik hadise;

    "1 yıl geçtikten sonra ne olacak? - Psikiyatristler tarafından kalıcı olarak fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğratılan bu insanların... beyin hasarlarında düzelme mi olacak? Şu saçmalığa bakar mısınız? Fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğrattıkları... psikiyatrik tedavi gören engelli insanlarla, akıl hastaları ile resmen dalga geçiyorlar." 

Hatta bu süreleri "AY" olarak verdiklerini de bir düşünün - "1 ay geçerli", "3 ay geçerli", "6 ay geçerli" vb gibi ; "Tamam senin sağlıklı beynini fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğrattık ama öte yandan bak, sana tam 3 /6 ay geçerli ödül veriyoruz. Daha ne istiyorsun bre gafil! Bu 3 /6 ay içerisinde ne yaparsan yap - sana kıyak geçtik işte!" dercesine.... :) - "Gülüyoruz ağlanacak halimize!"

ÖDÜL ALMANIN ŞARTLARI...

      "Ödüller (nakit yardımı ve ücretsiz ve indirimli vb hizmet ve yardımlar) alabilmek için... sadece psikiyatristlerin... sağlıklı beyinleri fiziksel /kimyasal beyin hasarına uğratmaları yetmez. Ayrıca psikiyatristler tarafından sürün-dürül-mek de (yani "yarı kısmi bağımlı veya tam bağımlı "bakıma muhtaç" hale getirilmek de) gerekiyor. Yani anlayacağınız kısaca ağlamayana (meme) değil... sürünmeyene para mara yok ve ücretsiz indirimsiz hizmet falan da yok."

Hayatını idame ettirebilmek için... devletten bir takım mali gelirler elde etmek - yani "engelli maaşı, bakım maaaşı" vb maaş almak, bir takım hizmetlerden ücretsiz ve/veya indirimli yararlanmak" - vb gibi ödül almanın şartları... ülkeler de (özellikle de ülkemiz de) çok değişiktir, zordur ve bir ton saçmalıklarla doludur. Sadece psikiyatristler tarafından fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğratılmak.. bu ödülleri almak için yeterli değildir. Yukarıda da dediğimiz gibi... bunları alabilmek ve bunlara sahip olabilmek için... sadece engelli olmak yeterli değildir - ayrıca sürünmek de (yani yarı kısmi bağımlı /tam bağımlı olarak "engelli" ve "bakıma muhtaç" olmak da) gerekir /gerekebilir. 

    "Eğer psikiyatristler tarafından "zihinsel, ruhsal ve duygusal engelli" hale getirildiyseniz (yani sağlıklı beyniniz fiziksel /kimyasal beyin hasarına uğratıldıysanız)... ama yarı kısmi bağımlı /tam bağımlı olarak "bakıma muhtaç" hale henüz getirilmemişseniz.. bu durumunuz, devletten nakit yardımı (engelli maaşı, bakım maaşı gibi) ve ücretsiz ve indirimli hizmetlerden alabilmek için yeterli olmayabilir. Bunun için sağlıklı beyninizin psikiyatristler tarafından - yarı kısmı bağımlı / tam bağımlı olacak şekilde "engelli" ve/veya "bakıma muhtaç" hale getirilene kadar - biraz daha hasara (fiziksel /kimyasal beyin hasarınauğratılmanız gerekebilir."

     Bazen devletlerin belirlediği engellilik oranları... sadece "engelli" hale gelme ile devletlerin sağlamış olduğu nakit yardımlar ve diğer ücretsiz ve indirimli hizmetlerden faydalanılabilmesine imkan sağlayabilmektedir. Ancak buna karar verenler... en çok da heyet kurullarındaki kişilerin insiyatifleri olabilmektedir - bu da suistimale açık bir durumdur. Tabii yukarıda da dediğimiz gibi... bu ödüllere sahip olabilmek için sadece psikiyatristler tarafından "engelli" ve/veya "bakıma muhtaçhale getirilmek de yeterli olmayabiliyor. "Bakıma muhtaçlık" ve "engellilik" durumunuz... hastanelerdeki heyet kurullarındaki psikiyatristler ile birlikte devletlerin, evlere - baskın yapar gibi - ziyaretlerde bulunan - sosyal hizmetlilerden oluşan heyetlerdeki kişilerin de vicdanlarına (değerlendirmelerine) ve ONAYLARINA da kalmıştır. Eğer bunlar onay verirse... ancak devletlerin engellilere - sağlamış olduğu ödüllere sahip olabilirsiniz."

   "Psikiyatristler tarafından fiziksel /kimyasal beyin hasarına uğratılmak... devletlerin engelli bireylere sağlamış oldukları "nakit ve ücretsiz ve indirimli hizmet ödüllerini" alabilmek için yeterli değildir /olmayabiliyor. Ayrıca sürünmek de - yani yarı kısmi bağımlı ve/veya tam bağımlı olacak şekilde "engelli" ve/veya "bakıma muhtaç" hale gelebilmek de - gereklidir. Ve aslında bu da yeterli değildir /olmayabiliyor. 

    Ayrıca hem psikiyatristler ve hem de sosyal hizmetliler tarafından "engelli" ve/veya "bakıma muhtaç" olduğunuza dair - bu kişilerden - "ONAYLAR" almak da gereklidir. Bunlar da hep gözleme dayalı olarak yapılır. Devletler "sakatlık, engelilikoranlarınızı belirlerPsikiyatristler de - gözleme dayalı olarak - bu oranlardan birini onaylar. Ve sosyal hizmetliler de - yine gözleme dayalı olarak - bunları değerlendirmeye çalışır ve ona göre ya onay verir / rededer. Yani son sözü sosyal hizmetlilerdeki heyetteki kişiler söyler. - "Öyle yok, bedava ödüller almak!"

     "Oh ne ala memleket! - Sen kalk... "akıl hastalıklarının tedavisi" bahanesi adı altında... insanların sağlıklı beyinlerini fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğrat (devlet olarak buna izin ver) ve onları, "engelli" ve "bakıma muhtaç" hale getir. Ondan sonra da onlara çeşitli zorluklar çıkartarak - onların (tüm engellilere sağlanılan) tüm edinilmiş haklarına ulaşmasına engeller koyacaksınız.

   Yani onlara sözgelimi diyeceksiniz ki ; "Evet, senin sağlıklı beynini fiziksel /kimyasal beyin hasarına uğrattık ama ("sor bir kere bakalım 'sağlıklı beynini niye hasara uğrattık?!' - Elbette sana yardım etmek için... işte") bunu telafi etmek için sana nakit yardımlar (ödüller) "engelli maaşı, bakım maaşı" vereceğiz, ücretsiz ve indirimli hizmetlerden yararlanmanı sağlayacağız. Ama önce tüm bunları hak etmen gerekecek. Sadece sağlıklı beynini fiziksel /kimyasal beyin hasarına uğratmamız... bu devletsel ödülleri alman için yeterli değildir. Ayrıca sürünmen de - yani yarı kısmi bağımlı ve/veya tam bağımlı olacak şekilde "engelli" ve/veya "bakıma muhtaç" hale gelmen de - gerekecektir." Ayrıca o da yetmez... psikiyatristlerin ve sosyal hizmetli heyetteki kişilerin "onayını" da alman gerekecek." vs diye gibi buna benzer şeyleri dercesine, söylercesine engelleyici uygulamalar gerçekleştireceksiniz. - Oh ne ala memleket!"

   NOT : Aslında bu uygulama neyi çağrıştırıyor biliyor musunuz? Örneğin mesela "hastanelerdeki heyet kurullarındaki psikiyatristler ile birlikte - adeta evlere baskınlar düzenleyen - sosyal hizmetli heyet kurulu kişiler... engelli ve ailelerine "kedi gibi miyavlayın!'" dediklerinde... engelliler ve aileleri, "kedi gibi miyavlayarakonların dediklerini yapmak zorundalar - aksi taktirde onların "keyfi onaylarını" alamama gibi riskin içerisine girmiş olurlar." Tabii ki böyle birşey yok ama aslında engelli bireylere çıkartılan zorluklar bunu ve buna benzer durumları çağrıştırdığı için... bu gibi anlatımlar sadece "mecazi dille" anlatılan bir sorgulama ve eleştiriden öteye gitmemektedir. "kedi gibi miyavla-ma-ttırma" eylemi... fiili olarak gerçek anlamda değil... ama yapılan uygulamanın buna benzer bir yaklaşım içinde ve ne kadar yanlış olduğunu vurgulamak için... örnek olsun diye verilmiştir. 

Raporlardaki "oranlar, süreler, bağımlı değil, yarı kısmi bağımlı, tam bağımlı" gibi kısıtlayıcılar ile birlikte psikiyatristlerin ve evlere giden sosyal hizmetli heyetteki kişilerin "gözleme dayalı" ve "sözlü" vb gibi baskıcı otoriter davranışları... engelli bireyleri... engellilik durumlarına göre - sanki hayvan pazarlarından alınıp-satılabilen bir mal, bir hayvan gibi görerek (onları)... "az hasarlı çürük, orta hasarlı çürük, çok hasarlı çürük" gibi (ayrımcılıklaştırmak, sınıflaştırmak vb gibi) kategorileştirerek... ve bu şekilde onları "yok hükmünde, hor ve aşağı görerek"... onların kazanılmış (edinilmiş) tüm engelli haklarından mahrum bırakmaya çalışmak" demektir. Ki bunlar da insan haklarına uymayan, zedeleyici ve küçük düşürücü eylemler olarak gözükebilmektedir. Bu da engelli bireylerin (ve ailelerinin)... yukarıda da belirttiğimiz gibi hem raporlardaki kısıtlayıcıların hem de psikiyatristlerin ve sosyal hizmetli heyetteki kişilerin "baskıcı ve kısıtlayıcıdavranışları... engelli bireylerin - pazarlarda alınıp-satılabilen bir mal, bir hayvan gibi - görülmelerine neden olabilmektedir. 

Tüm bunlar - hiç de hoş olmayan, insan haklarına aykırı - engelli bireyleri kısıtlayıcı, bir mal gibi görerek... onları kazanılmış tüm engelli haklarından mahrum bırakmayı amaçlayan girişimler, uygulamalar, ve davranışlar olarak gözükebilmektedir. Engelli bireyleri - bir mal, bir hayvan gibi görüp - "sen sağlamsın, sen çürüksün, sen idare edersin, sen kötürümsün" vb gibi buna benzer kısıtlayıcı uygulamalarla kategorileştirerek...  kazanılmış (edinilmiş) tüm engelli haklarından... sadece bir kısmını bazı engelli bireylere vermek... sosyal devlet anlayışının bir ürünü değil... bu tamamen engelli bireyleri hor ve hakir görmenin ve onları kategorileştirmenin bir ürünüdür.
--- --- ---

      "Devletler... özellikle de "akıl hastalıklarının tedavisi" bahanesi adı altında... psikiyatrik tedavi görürken zihinsel, ruhsal ve duygusal olarak "engelli" ve "bakıma muhtaç" hale getirilen - yani biyopsikiyatrik tedaviler tarafından kalıcı fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğratılan - bireylerin.... bu hale gelmelerinden birinci dereceden sorumlu oldukları için... söz konusu olan engelli bireylere vermiş oldukları "engelli hakları ve ödüllerini"... bu bireylere - hiç bir şart koşulmaksızın - vermek zorundadır

     "Sen, devlet olarak kalkacaksın "akıl hastalıklarının tedavisi" bahanesi adı altında... insanların sağlıklı beyinlerini... biyopsikiyatrik tedavilerle fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğratacaksın, onları "engelli" ve/veya "bakıma muhtaç "hale getireceksin... ondan sonra da kalkacaksın onlara - sanki bir lütufmuş gibi (engelli maaşı, bakım maaşı) vb gibi bir takım "nakit yardımları (ödülleri)" ile birlikte "ücretsiz ve indirimli hizmetlerden" faydalanabilmeleri için ödüller sunacaksın. Ve bunları verebilmek için de onlara adeta "Bana mı sordun, psikiyatriye gidip sağlıklı beynini hasara uğrat diye!' der gibi - binbir dereden su getirircesine, işlerini zorlaştırarak -... onlara "oranlar" vb kısıtlayıcılar sunacaksın, "engellilik" ve bakıma muhtaçlık" kriterleri vs vs vb zorluklar getireceksin. Oh, ne ala memleket! 

    SİTEM :  "Bazı zibidiler de "hak etmedikleri için almamalı" vb buna benzer şeyler diyorlar. Ne olduğunu bilmiyorlar ki... Kim olursa olsun engelli olan her birey - hele de psikiyatristler tarafından zihinsel, ruhsal ve duygusal "engelli" ve "bakıma muhtaç" hale getirilen bireyler -  parasal destek açısından "maaş" almaya hak kazanmıştır. Raporlardaki bu oran, süre, yarım bağımlı, tam bağımlı vb gibi bireyleri hor görücü, kısıtlayıcı saçmalıklara bir an önce son verilmelidir. Bu kısıtlayıcılar... engelli bireyleri tüm edinilmiş haklarından bazılarından, bir kısmından / tamamından - mahrum bırakmak, onları "hor görmek, hayvan gibi görmekanlamına gelen birşeydir. Bundan vazgeçilmelidir. Ayrıca raporlardaki kısıtlayıcılarla birlikte... "engelli maaşı, bakım maaşı" gibi maaş ayrımları.... engellileri hayvan pazarından "hayvansatın alıyormuş gibi - mal kategorisine ve sınıflandırılmasına neden olmakta ve bu da insan haklarına ve değerine uygun olmayan işlemlere (evlere - "engelli mi, bağımlı mı, uygun mu değil mi" vb gibi - baskınların ve işlemlerin yapılmasına vb gibi) tabii tutulmasına neden olabilmektedir.

Bu ayrımcı rapor kısıtlayıcıları ve maaş farklılıkları kaldırılmalı, tüm engelli bireylerin edinilmiş tüm haklarının onlara verilmesi sağlanılmalı, tek bir maaş sıistemine geçilerek en yüksek maaş oranları "tüm engelli bireylere" verilmelidir. "Sen bağımlı değilsin, sen yarı kısmi bağımlısın, sen tam bağımlısın, sen zenginsin malın mülkün var, senin oranın düşük, senin 1 yıllık engel süren var" vb gibi insan onurunu zedeleyici kısıtlayıcılardan vazgeçilmeli; - sorgusuz süalsiz her engelli bireye - en yüksek düzeyde - bir maaş bağlanmalıdır. "Yok şu hak etmemiş, yok şu zenginmiş, yok malı mülkü varmış, yok şöyleymiş, yok böyleymiş, yok devlet bu nedenle haksız ödemeler yapıyormuş, yok halkın vergileri ile ödeniyormuş" vs vs bırakın artık bu zırvalıkları. Engelliler, sizin kuçu kuçularınız değildir. Her engelli, insandır insan. 

Engellinin zengini fakiri olmaz."Engelli, engellidir - zengini fakiri olmaz." Zengin diye, malı mülkü var diye... engelli bireylileri... engelli bireylere sağlanılmış olan tüm edinilmiş haklarından mahrum bırakamazsınız. Adamın sağlığı gitmiş, sağlığından olmuş... ne yapsın malı mülkü - malı olsa ne yazar, mülkü, parası olsa ne yazar? Zengin ve/veya malı mülkü olan engelli bireyler, kendilerine verilen engelli maaşlarını alırlar /almazlar, - bu onları ilgilendiren birşeydir, kimseyi ilgilendirmez, bu maaş onların hakkıdır. Devletler, zengin olsun olmasın her engelli bireye bir maaş vermek zorundadır. Ve onların yaşam şartlarını iyileştirmek için ellerinden gelen her şeyi yapmak zorundadır. Bakın bakalım AB'de işler nasıl yürüyor?"
--- --- ---

Devletler... engelli bireylere hayatlarını - kendi kendilerine ve/veya başkalarının yardımıyla - idame ettirebilmeleri ve rahat bir yaşam sürebilmeleri vb nedenlerle... bir takım "engelli maaşı, bakım maaşıgibi nakit yardımlar sağlarlar. Ve bu engelli bireylerin bazı hizmetlerden ücretsiz ve indirimli yararlanmaları da sağlanılır. Bireylerin... bunları alabilmeleri, bunlardan faydalanabilmeleri için... bir /birden fazla bir takım "ihtiyaçlarını gidermede zorlandıklarını" gösteren bir engele (özre) sahip olmaları gerekir. Bireyler, çeşitli fiziksel sağlık problemleri nedeniyle "engelli" hale gelebilmektedir. Aynı şekilde "zihinsel, ruhsal ve duygusal" olarak da "engelli" hale gelebilmektedirler.

Zihinsel, ruhsal ve duygusal olarak "engelli" hale gelen bireylerin.... fiziksel sağlık problemleri nedeniyle "engelli" hale gelenlerden çok farklı bir konuma sahiptirler. Genellikle "ruhsal ve duygusal" engele sahip kişileri bu hale getiren nedenler... kendilerine verilen (zehirli kimyasallar içeren "psikiyatrik ilaçlar, sağlıklı beyinlere 400 volta kadar elektrik şokları (ECT) vermek) vb gibi biyopsikiyatrik tedavilerden (müdahalelerden) kaynaklanır. Biyopsikiyatrik tedaviler... insanların sağlıklı beyinlerini fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğratırlar ve daha fazla zihinsel ve fiziksel kalıcı ve ölümcül zararlar da verirler. 

Tüm bunlar (sakat bırakılmalar ve öldürülmeler) ... "akıl hastalıklarının tedavisibahanesi adı altında - YASAL olarak - yapılır. İşte bu YASAL nedenden dolayı da... devletler, bu insanların - biyopsikiyatrik tedavilerden dolayı sakat bırakılmasından (iyatrojenik yaralanmasından - yani fiziksel ve kimyasal beyin hasarına uğratılan, "engelli" ve "bakıma muhtaç" hale gelmesinden ve hatta zihinsel ve fiziksel çok sayıda kalıcı ve ölümcül hastalıklara ve rahatsızlıklara yakalanmasından ve ani ölümler de dahil çeşitli iyatrojenik ölümlerinden) birinci dereceden sorumludur.

Yani aslında bu bireyleri, bu şekilde "engelli" ve "bakıma muhtaç" hale getirenler... bu biyopsikiyatrik tedavileri bunları reçete eden ve uygulayan psikiyatristlerin kendileridir. Ayrıca psikiyatristlerin... insanları fiziksel ve kimyasal beyin hasarına uğratarak... "engelli" ve "bakıma muhtaç" hale getirmesi... tamamen YASAL olduğu için... devletler de bireylerin "zihinsel, ruhsal ve duygusalengelllik durumlarından... ve "engelli" ve "bakıma muhtaçhale getirilmelerinden de birinci dereceden sorumludur

    "Devletler... ana akım psikopat psikiyatriye ve psikiyatristlere... "akıl hastalıklarının tedavisi" bahanesi adı altında... adeta insanların sağlıklı beyinlerini fiziksel ve kimyasal beyin hasarına uğratmaları (ve daha pek çok kalıcı ve ölümcül zararlara sebep olmaları) için... YASAL bir yetki vermiş ve hatta onlara bu iş için "doktor maaşı" adı altında nakit ödemeler dahi yapmaktadır."

      "Ana akım psikopat psikiyatri... bir tıp alanı değildir. Psikiyatristler de "doktor, hekim" falan değildir. Onlar - "beyinde olmayan bir şeyi (sözde akıl hastalıklarını) tedavi etmeye çalışan ama tedavi edemeyen ve tam tersine aksine onları - akıl hastalıklarını yaratan ve hatta çok sayıda fiziksel ve zihinsel kalıcı ve ölümcül hastalıklara ve rahatsızlıklara da neden olan" - soytarıdan, sahtekardan ve psikopattan başka bir şey değildirler. Psikiyatri... dünya genelinde - sayısı belirsiz - her yıl milyonlarca insanı iyatrojenik olarak sakat bırakıyor (yaralıyor) ve öldürüyor (ölümlerine sebep oluyor.) Ve bu psikiyatrik vahşet ve soykırım... halen bile - sessiz sedasız bir şekilde - devam etmektedir. Bunun durdurulması için...  ana akım psikopat psikiyatri... tıp fakültelerinden bir an önce kaldırılmalıdır." - (Daha fazlasını öğrenmek istiyorsanız, "psikiyatri bir ölüm endüstrisidir" serisini ve diğer bloglarımızdaki araştırmalarımızı ve yazılarımızı okumanızı tavsiye ederiz.)

Bunu "KİMSE BİLMİYOR" ama aslında gerçek budur;

Engelli sağlık (kurulu heyet) raporları... psikiyatrinin "özür dileme" taktiğidir.

Her ne kadar engelli sağlık (kurulu, heyet) raporları... devletlerden - "engelli maaşı, bakım maaşı vb gibi nakit yardımlar almak ve ücretsiz ve indirimli hizmetlerden yaralanmak" vb gibi bir takım ödüller alabilmek için gözükse de... aslında bu raporlar... ana akım psikopat psikiyatrinin ve psikiyatristlerin... iyatrojenik olarak sakat bıraktıkları (yaraladıkları) - yani biyopsikiyatrik tedavileri ile fiziksel ve kimyasal beyin hasarına neden oldukları - hastalarından birer "ÖZÜR DİLEME" taktiği olarak da görülebilir. "Pardon, sizin sağlıklı beyninizi fiziksel ve kimyasal beyin hasarına uğrattık ama size devletten bir takım ödüller almanız için bu belgeyi veriyoruz, özrümüzü bu şekilde kabul edin!' der gibi... bir nevi bu rapor... psikiyatristlerin özür dileme taktiğinin, "belgeyedönüşme şeklidir, diyebiliriz.

Buna göre...

A) Aslında bu belge... ana akım psikopat psikiyatrinin... muhtemelen dünya genelinde - sayısı belirsiz - her yıl milyonlarca insanın sağlıklı beyinlerini... fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğrattıklarını gösteren... bir ÖZÜR DİLEME BELGESİDİR

B) Ve bu "özür dileme belgesini" ayrıca... psikiyatri tarafından fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğratılan bireylerin... devletlerinden "ÖDÜL ALMA BELGESİ (yani "engelli maaşı, bakım maaşı vb gibi parasal sosyal yardımları alma belgesi) olarak da görebilirsiniz.

     NOT Bu belge... dünyanın her yerinde - farklı isimler altında olsa da - hemen hemen aynıdırPsikiyatrik tedavi görürken sakat bırakılan (iyatrojenik yaralanan) bireylerin... devletlerinden "engellilik maaşı" alabilmek ve bazı "ücretsiz ve indirimli hizmetlerden" faydalanabilmek için... hastanelerdeki heyet kurullarında yer alan ana akım psikopat psikiyatri tarafından bunlara... - "engellilik sağlık raporu" vb gibi buna benzer isimler adı altında - verilen "engelli /özürlü sağlık (kurulu /heyet) raporlarıdır." 

** Devletlerin... ana akım psikopat psikiyatri tarafından beyin hasarlarına uğratılan ve "bakıma muhtaç" hale getirilen - en azından bazı -bireylere... "Bana mı sordunuz lan, psikiyatriye gidip, sağlıklı beyninizi hasara uğratın diye!" buna benzer düşüncelerle (tabii devletler, bu şekilde konuşmaz ama yaptıkları şey, aslında "sanki böyle söylüyormuş" gibidir)... nakdi ve sosyal hizmet ve yardımları vermemesi... Bu, aslında trajikomik ama bir o kadar da korkunç bir hadisedir. Bakın, bu konu nasıl ele alınıyor? 

    "Tabii devletler... ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristler tarafından... ciddi derece de fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğratılan (uğratılmasına rağmen)... her insana, her psikiyatri hastasına, her akıl hastasına, her bireye... bu nakdi ve sosyal hizmet ve yardımları verebilmek için geçerli olan... bu ÖDÜL ALMA BELGESİNİ dahi kabul etmeyebiliyor. 

Bunun nedeni muhtemelen.. bu belgeler de - yukarıda da belirttiğimiz gibi - belirlemiş oldukları "beyin hasarı / özürlülük oranlarınınyetersiz olması gibi gözüküyor. Dikkat ederseniz devletler... bu oranları "psikiyatristler tarafından uğratılan beyin hasarları" yerine... dolaylı yollardan "özürlülük" vb şeklinde buna benzer şeklinde ele alıyor. 

Ve bu özürlülük (yani beyin hasarınınseviyesine göre... bireylerin alabilecekleri "ödüllere - yani "nakdi, sosyal hizmet ve yardımlara") 1 ile 100 arasında sayısal oranlar belirliyor. Bu sayısal oranlar da... - özellikle de psikiyatrik tedavi görürken... biyopsikiyatrik tedaviler tarafından fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğratılan bireylerin (tabii bu şekilde ele alınmıyor, sadece özürlülük şeklinde ele alınıyor) özürlülük durumları... muhtemelen sadece gözlemlerle yapılan "özürlülük durum seviyesi" değerlendirmelerine göre belirleniyor. 

Bu değerlendirmeleri başarıyla geçenler... "engellilik maaşı, bakım maaşı" vb gibi nakdi yardımlar ile bilikte... diğer nakdi ve/veya sosyal hizmet ve yardımlardan ücretsiz /indirimli olarak yararlanmaları sağlanılmış olunuyor. 

Tabii bu... psikiyatri tarafından beyin hasarına uğratılan.. her birey için geçerli olmayabiliyor. Onlara... yukarıda da trajikomik olarak belirtiğimiz şekilde... devletler "bana mı sordun, beyin hasarını psikiyatristlere yaptırt!" diye sanki böyle söylüyormuş gibi düşüncelerle... psikiyatri tarafından beyin hasarına uğratılmasına rağmen... özürlülük durum seviyesini geçemeyen bireylere... nakdi ve sosyal hizmet ve yardımları vermeyebiliyor, yani yardım istekleri red edilebiliyor.

Yani... devletler diyor ki... "ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristler... sizin sağlıklı beyninizi hasara (fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarınauğrattıysa... bana ne? Sağlıklı beyninizin hasara uğratmak için... psikopat psikiyatriye (ve psikiyatristlerebaşvurmak için... bana mı sordunuz?

Aslında sormalarına gerek yok ki! Ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristlerin... yaptıkları iş zaten YASAL. Yani... "akıl hastalıklarının tedavisi" bahanesi adı altında... "psikiyatrik ilaçlar, ECT" gibi buna benzer biyopsikiyatrik tedavilerle... insanların sağlıklı beyinlerini hasara -fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına - uğratmayı... HUKUKİ zeminde YASAL bir şekilde yapıyorlar. ("YASAL BİR ŞEKİLDE BEYİN HASARINA UĞRATILMAK!)" 

İşte YASAL olması... biyopsikiyatrik tedaviler tarafından beyin hasarına uğratılan bu insanlara... 

1) ana akım psikopat psikiyatrinin... "özür dileme belgesi" ve "ödül alma belgesi" olarak da görülen... "özürlülük sağlık raporlarını" vermesinin zorunlu olması gerekir.

2) ayrıca devletlerin de özürlülük seviyelerine bakılmaksızın... her türlü "engelli maaşı, bakım maaşı" vb gibi nakdi ve soyal hizmet ve yardımları ücretsiz bir şekilde vermesi de zorunlu olmalıdır, diye düşünebiliriz. 

    "Aslında - yukarıda da belirttiğimiz gibi - raporlardaki "oranlar, süreler, bağımlılık derecelendirmeleri" vb gibilerde dahil olmak üzere... psikiyatristlerin ve sosyal hizmetli heyetteki kişilerin "onaylarının" da hiç OLMAMASI gerekir. Bunlar, engelli bireyler için - adeta pazarlarda alınıp- satılabilen bir mal ve bir hayvan gibi görülmesine neden olabilen - yüz kızartıcı kısıtlayıcı eylemlerdir."

Tabii psikiyatrinin... sağlıklı beyinleri hasara (beyin hasarınauğratma girişimlerini.. - özellikle de günümüzde - ne hastalar, aileler ve ne de devletler, toplumlar, kamuoyları, medya vs doğru bir şekilde biliyor?! Muhtemelen farkında bile değiller... Çünkü... bunun nedeni de muhtemelen ana akım psikiyatri ve ana akım tıp dünyasının ÖRTBAS ETME KÜLTÜRLERİ - yani bu psikiyatrik vahşet ve soykırımların gizlenmesi - nedeniyledir, diyebiliriz..
--- --- ---

"Tabii bu, gerçekten çok tuhaf bir şey. Bir bireyin sağlıklı beyninin... ana akım psikopat psikiyatri tarafından ciddi derece de fiziksel /kimyasal beyin hasarına uğratıldığını bir düşünün... Sağlıklı beyinler hasara uğratıldıktan sonra... psikopat psikiyatri tarafından verilen bu ÖDÜL ALMA BELGESİ... onun ne işine yarayabilir ki? Bu açıdan baktığınız da... bu, gerçekten çok tuhaf bir durum. 

"Ne yapacak, ne işine yarayacak - sağlıklı beyinhasara uğradıktan sonra?" dediğimizde... tabii buna - haklı olarak - itiraz eden bireyler ve aileler olacaktır. İtiraz sebeplerini şimdiden tahmin edebiliyoruz. (Ama tabii bu bir gerekçe değil. Mecburi zorunluluktur...) Şöyle ki... "Devletten "engelli maaşı, bakım maaşı" vb gibi nakit sosyal yardımlar almak... otobüs, metro vb gibi ulaşım araçlarına ücretsiz binmek... bazı sağlık yardımlarından ücretsiz olarak faydalanmak..." vb gibi şu an aklımıza gelmeyen çok sayıda buna benzer nakdi ve sosyal hizmet ve yardımlardan yararlanmak elbette olumlu ve güzel bir gelişmedir. 

** "Peki, ama bu kimin için olumlu ve güzel gelişmedir?

Sağlıklı beyinleri... psikiyatristler tarafından fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğratılan insanları bir düşünün... Bu insanlar... sağlıklı beyinleri ciddi derece de hasara (beyin hasarınauğratıldıkları için... - fiziksel /kimyasal beyin hasarının olumsuz bir etkisi olarak - artık normal ve doğal bir şekilde düşünemiyor, konuşamıyor, hareket edemiyor ve dahası yanlış bir şekilde "akıl hastalıkları" olarak da atfedilen... mevcut olası psikolojik belirtiler ile birlikte - daha önce hiç olmayan - yeni yeni olası psikolojik semptomları da... artmış ve/veya daha da kötüleşmiş (belirtiler - semptomlar) şekilde yaşayabiliyorlar

Dahası... insanlara oldukça kalıcı ve ölümcül zararlar veren biyopsikiyatrik tedaviler nedeniyle... - yukarıda da belirtiğimiz gibi - sadece zihinsel sağlık sorunları değil... kalıcı ve ölümcül bir takım fiziksel sağlık problemleri de yaşayabiliyorlar; -  "yani zihinsel ve fiziksel kalıcı ve ölümcül hastalıklara, rahatsızlıklara da yakalanabiliyorlar. 

"Tüm bunların ne demek olduğunu biliyor musunuz?" - Bu, ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristler tarafından... insanların "engelli" ve "bakıma muhtaç" hale getirilmesidir

Biyopsikiyatrik tedavilerin neden olduğu fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarları nedeniyle... neredeyse "yaptıkları hiç bir şeyin farkında olmayan" bireylerin... psikiyatristlerin kendilerine vermiş oldukları "özür dileme belgesi" ve "devletten ödül alma hakkı belgesi" olarak da görebileceğimiz... resmi belgeler aracılığıyla elde edilen /edilmeye çalışılan... devletten "engelli maaşı, bakım maaşı" vb gibi nakdi ve sosyal hizmet ve yardımların alınması... - Allah aşkına - bu bireylerin ne işine yarayacak ki? 

Bu belgeler... ancak özellikle de psikiyatri tarafından "bakıma muhtaç" hale getirilen bireylere... bakmakla yükümlü olan aile bireylerine yarayacaktır. Ki olması gereken de budur zaten. Aile bireylerine maddi açıdan katkı sağlayan olumlu bir gelişmedir. (Ancak asıl sorun bu değildir.

Ancak asıl sorun bu değildir. Asıl sorun... ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristlerin... "akıl hastalıklarının tedavisibahanesi adı altında... insanların sağlıklı beyinlerini ciddi derece de hasara  - yani fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına - uğratmaları ve buna hem de tüm insanlığın gözü önünde - halen bile devam etmeleridir.

Ayrıca bununla birlikte... bu imkan ve olanaklar, bireylerin sağlıklı beyinlerinin... psikiyatristler tarafından fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğratıldıklarını... gölgelememeli, gizlememeli ve örtbas etmeye çalışmamalıdır.

Dolaysıyla... ana akım psikopat psikiyatri tarafından... bireylerin sağlıklı beyinlerinin...fiziksel /kimyasal beyin hasarına uğratılmasına değer miydi?

 Psikiyatristler tarafından... fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğratılan insanların... sırf engelli maaşı, bakım maaşı gibi nakit yardımlar, maddi sosyal yardımlar alabilmesi olumlu ve güzel bir girişim olarak gözükse de... bu masum insanların sağlıklı beyinlerinin... psikiyatristler tarafından beyin hasarına uğratılmaları ve buna devletlerin ve toplumların sessiz kalmaları... hiç de olumlu ve güzel bir şey değildir.

Yani eğer sağlıklı beyinleriniz... ana akım psikopat psikiyatri tarafından... ciddi derece de fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğratıldıysa... bu belgeyi... ana akım psikopat psikiyatrinin... sizden bir ÖZÜR DİLEME ve DEVLETTEN ÖDÜL ALMANIZI sağlama şeklinde de görebilirsiniz. 

Bu "özür dileme ödül alma belgesi" aslında... ana akım psikopat psikiyatrinin... muhtemelen dünya genelinde - sayısı belirsiz - her yıl milyonlarca insanın sağlıklı beyinlerini... fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğrattıklarının üzerini örtmek (örtbas etmek) - yani GİZLEME TAKTİĞİDİR

Bu belge - tam olarak - nedir? - "Psikiyatrinin (ve devletlerinpsikomatik uygulamaları..."

Bu belgenin ne anlama geldiğini, zaten yukarıda detaylarına kadar anlattık. Kısaca yeniden değinelim... Ana akım psikopat psikiyatri... muhtemelen dünya genelinde - sayısı belirsiz - her yıl milyonlarca insana... "Evet, biz sizin sağlıklı beyninizi "akıl hastalıklarının tedavisibahanesi adı altında... fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğrattık ve sizi  "engellive "bakıma muhtaçhale getirdik. Ama size devletinizden birtakım nakit ödüller (maaşlar, parasal yardımlar vb gibi) ve ücretsiz ve indirimli hizmetler (ulaşım, sağlık vb gibi) alabilmeniz için belge de veriyoruz. Böylelikle bedavadan nakit paraya kavuşacak ve ücretsiz ve indirimli hizmetlerden yararlanmaya başlayacak ve sağlıklı beyninizi, hasara uğrattığımızı dahi hissetmeyecek - aksine bizlere teşekkür ve dua bile edeceksiniz." vs der gibi buna benzer yaklaşımlarla... engelli sağlık raporları veriyorlar.

Psikiyatri tarafından "engelli" ve "bakıma muhtaç" hale getirilen bireyler... "engelliliklerini ve bakıma muhtaçlıklarını" ispat edebilmek için bu belgeleri almak ve bu belgelerle devletlerinden bir takım ödüller almak için... (sosyal hizmetler gibi) resmi kurumlara başvurmak zorunda kalabiliyorlar.

Bazı ülkeler... sırf "engelli" oldukları için bireylere... engellilere sunulan "tüm engelli haklarından" faydalanmalarını içeren nakit ödülleri (maaşlar, parasal destekler vb gibi) ve ücretsiz ve indirimli hizmetleri... sorgusuz sualsiz hepsini hemen vermeye başlarken.. bazı ülkeler de, bu tüm engelli haklarını - psikomatik düşünce ve uygulamalarla - engelli bireylere (ve ailelerine) çeşitli zorluklar çıkartarak... bu engelli haklarının sadece bir kısmını - üstelik "sanki bunlar bir lütufmuş gibi, sanki fuzuli masrafmış gibi" sunarak -... bunu politik bir malzeme olarak da kullanmaya çalışabiliyorlar. "Bize ne, bize mi sordunuz "engelli olalım mı" diye veya biz, size sorduk mu "engelli olun!' diye?!" der gibi...

   "Psikiyatri... muhtemelen dünya genelinde - sayısı belirsiz - her yıl on /yüz milyonlarca (belki de daha fazla - tahmini onlarca yıl boyunca milyarlarca) insanın sağlıklı beynini..biyopsikiyatrik tedavilerle fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğratıyor. Ve bu psikiyatrist kaynaklı - sayısı belirsiz - milyonlarca beyin hasarlarını - adeta kendilerinin yaptığını itiraf edercesine de - açık açık BELGELİYOR. Hem de onlarca yıl boyunca..."

Kim bilebilirdi (ve kim düşünebilirdi) ki... ana akım psikopat psikiyatrinin kendisinin - muhtemelen "akıl hastalıklarının tedavisi" bahanesi adı altında - sayısı belirsiz - her yıl on /yüz milyonlarca (belki de daha fazla tahminen milyar civarında) insanın sağlıklı beynini... "psikiyatrik ilaçlar, ECT" vb gibi çeşitli biyopsikiyatrik tedavilerle... fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğrattığını gösteren (ve RESMİ BELGE yerine de geçen) BELGELEMEYİ yapabileceğini - hem de onlarca yıl boyunca...

Öğrenince biz de adeta ŞOK geçirdik. Ana akım psikopat psikiyatri... onlarca yıl boyunca (ve halen bile devam eden)... ve kimsenin ruhu bile duymadan... biyopsikiyatrik tedavileri ile iyatrojenik olarak sakat bıraktıkları (yaraladıkları) - yani özellikle de zihinsel, duygusal ve ruhsal olarak "engelli" ve "bakıma muhtaç" hale getirilmesine neden olan fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarlarına sebep oldukları - bireylere... bu engelli sağlık rapor belgelerini veriyordu. 

Ama muhtemelen şimdiye kadar hiç kimse... bu belgenin aslında... psikiyatristlerin - bireyleri - fiziksel ve kimyasal beyin hasarına uğrattığının bir kanıtı, bir belgesi olduğunu - bir türlü - anla-ya-mamıştı. İşin ilgin yanı ve üzücü olan şu ki... psikiyatrinin bu kasıtlı beyin hasarları... - dünyanın her yerinde şuursuzca, sessiz sedasız bir şekilde - devam ediyor olmasıdır - yani bu kasıtlı hasar vermeler... günümüzde halen bile devam etmektedir.

*** *** ***

** Bu engelli sağlık (kurulu heyet) raporları... psikiyatristlerden (ve devletlerden) "tazminatlar" almak ve onlara "davalar" açmak için yeterli olabilir. Ancak...

Bu, özellikle de psikiyatrik tedavi görürken... biyopsikiyatrik tedavilerden dolayı iyatrojenik olarak sakat bırakılan (yaralanan, ciddi derece de zarar gören - yani fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına ve/veya diğer zihinsel ve fiziksel kalıcı ve ölümcül hastalıklara ve rahatsızlıklara da yakalanan) ve özellikle de bu "beyin hasarları" nedeniyle... zihinsel, ruhsal ve duygusal engelli hale getirilen bireyler için geçerli olabilen birşey olabilir. 

Ruhsal ve duygusal olmayan diğer fiziksel hastalıklardan dolayı zarar görüp-rapor alan bireylerde... durumlarına göre doktorlarına ve devletlerine "tıbbi hata davaları" ve/veya "tazminat davaları" da açabilme hakkına sahip olabilirler. (Bu durumda olan bireylerin... durumlarını çok iyi bilmeleri gerekir ve doktorlar - ın tıbbi hataları - tarafından sakat bırakıldıklarını ve engelli hale getirildiklerini... ispat etmek zorunda kalabilirler. Bunun için bu gibi konularda çok deneyimli ve yeminli (avukat vb) gibi hukukçularla ve hatta gerekirse (yine konu hakkında çok deneyimli ve yeminli) doktorlarla çalışmak doğru bir adım olabilir.)

Zihinsel, ruhsal ve duygusal yönden "engelli" ve/veya "yarı kısmi bağımlı, tam bağımlı" gibi "bakıma muhtaç" hale gelen /getirilen bireyler (hepsi olmasa da büyük çoğunluğu)... muhtemelen psikiyatri tarafından "engelli" ve "bakıma muhtaç" hale getirildikleri - yani biyopsikiyatrik tedavileri ile fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarlarına yakalanmalarına sebep oldukları - için... ellerindeki engelli sağlık (kurulu heyet) raporları ile... psikiyatristlere ve hatta devletlerine "tıbbi hata davaları" ile birlikte "tazminat davaları" da açabilme hakkına sahip olmaları gerekir.

Ziraa bireylerin ellerindeki engelli sağlık (kurulu heyet) raporlarına göre...  zihinsel ve/veya ruhsal ve duygusal olarak "engelli" ve/veya "bakıma muhtaç" hale geldikleri (/getirildikleri - yani iyatrojenik olarak sakat bırakıldıklarıyaralandıkları) görülen engelli bireylerin (hepsi olmasa da) büyük çoğunluğunun... psikiyatrik tedavi görürken... psikiyatristlerin reçete ettikleri ve uyguladıkları psikiyatrik ilaçlar, ECT gibi - biyopsikiyatrik tedaviler nedeniyle... fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğratıldıklarını... 

...ve bu nedenle bireylerin ellerindeki bu engelli sağlık (kurulu heyet) raporlarının... psikiyatrik tedavi görürken... biyopsikiyatrik tedaviler - yani psikiyatristler - tarafından iyatrojenik olarak sakat bırakıldıklarını (yani fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğratıldıklarını) ve bu nedenle zihinsel, ruhsal ve duygusal olarak "engelli" ve/veya "bakıma muhtaç" hale geldiklerini (getirildiklerini) gösteren... çok önemli bir kanıt olarak görülebileceğini... tahmin edebiliriz.

    NOT : Ancak... bu - ispat etme - durumu... o kadar kolay bir şey değildir /olmayabilir. Çünkü ana akım psikiyatri ve psikiyatristler... insanların "sağlıklı beyinlerini fiziksel ve kimyasal beyin hasarlarına uğratma işini... sözde "akıl hastalıklarının tedavisibahanesi adı altında... hukuki zeminde "YASAL" bir şekilde yapmaktadırlar. Gerçek bir tıp alanı olmadıkları (ve bu nedenle hiç hak etmedikleri) halde... ülkelerin tıp fakültelerinde yer alabilmekte ve diğer doktorlar tarafından - gerçekleri tam olarak bilmeden ve/veya gerçekler gözardı edilerek -  şuursuzca saygı görebilmektedirler.  

    Ve "sırf doktorünvanını hak edebilmek için... buralara katılan çocuk yaştaki öğrencilere... sözde "akıl hastalıklarının tedavisi" bahanesi adı altında... "insanların sağlıklı beyinleri... fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarlarına nasıl uğratılıra" ait "zehirli psikiyatrik ders bilgileriaşılanmakta ve bu zehirli bilgilere sahip olan öğrenciler... yine sözde "akıl hastalıklarının tedavisi" bahanesi adı altında.... milyonlarca sağlıklı masum insanın sağlıklı beyinlerini... fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarlarına uğratarak... onlar da diğer sayıları milyonları bulan psikopat psikiyatrist çetelerinin yapmış olduğu "sağlıklı beyinleri hasara uğratma" işini... - yani psikiyatrik vahşet ve soykırım uygulamasını - devam ettirebilmektedirler. 

Muhtemelen engelli sağlık (kurulu heyet) raporları... psikiyatristlerden (ve devletlerden)... "tazminatlar" almak ve onlara "davalar" açmak için yeterlidir. Ancak... yukarıda da dediğimiz gibi - bu gizli psikiyatrik vahşet ve soykırımları - YASAL olarak yaptıkları için... bu o kadar da kolay bir şey olmayabilir. 

Evet, aslında devletler (ve toplumlar, kamuoyu ve medya)... onların (ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristlerin) sözde "akıl hastalıklarını tedavi ettiğini" sanıyor. Ama aslında - hem yukarıda ve hem de hatta bloglarımızda delilleriyle birlikte ortaya koyduğumuz diğer araştırma yazılarımızda da belirtiğimiz gibi - işin gerçeği öyle değildir. 

*** *** ***

Şimdi olayı (konuyu)... biraz daha derinleştirelim ama sade anlaşılır bir şekilde... biraz daha açalım ve ayrıntılı olarak anlatalım...

Psikiyatrik vahşet ve soykırım nedir ve ana akım psikiyatristler... neden psikopattır ve "psikiyatrist psikopat çeteler" ne demektir?

    Evet, aslında bu bir psikiyatrik vahşet ve soykırımdır. Ve bu psikiyatrik vahşet ve soykırım... sadece sağlıklı beyinleri fiziksel ve kimyasal beyin hasarları ile sınırlı değildir. Reçete ettikleri ve uyguladıkları biyopsikiyatrik tedavileri nedeniyle... ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristler... aslında sözde "akıl hastalıklarının beyinde olmadığını" ve bu nedenle sözde "akıl hastalıklarını" tedavi etmediklerini, edemediklerini... tam tersine onları yarattıklarını - ve sadece sağlıklı beyinleri UYUŞTURDUKLARINI...  ve bununla birlikte çok sayıda çeşitli zihinsel ve fiziksel kalıcı ve ölümcül hastalıklara ve rahatsızlıklara ve "ani ölümler" de dahil çeşitli iyatrojenik ölümlere de sebep olduklarını... ve şu an aklımıza gelmeyen daha pek çok zarar ve hasarlara da sebep olduklarını da gayet çok iyi bilmektedirler

     Ayrıca psikiyatrik vahşet ve soykırımlar... bunlarla da sınırlı değildir. Sözde "akıl hastalıklarının tedavisibahanesi adı altında uyguladıkları biyopsikiyatrik tedaviler nedeniyle... dünya genelinde - sayısı belirsiz - milyonlarca - (hatta onlarca yıl boyunca - ölenlerde dahil milyarlarca) - ailenin parçalanmasına ve intiharlar, şiddet ve cinayetlere sebep olabilmekte... devletleri milyarlarca dolar maddi zarara (mali kayıplara) uğratabilmektedir. Ki devletler, akıl sağlığı ve sözde akıl hastalıkları ve işe yaramayan biyopsikiyatrik tedavilere muhtemelen her yıl milyarlarca dolar da harcıyor - bu da devletlerin "mali kayıplarına" neden oluyor. Ayrıca toplumun refah ve düzeninin bozulmasına da neden oluyorlar. (Toplumlarda artan şiddet, cinayet ve intiharların arkasında... hepsi olmasa da büyük çoğunluğunun... biyopsikiyatrik tedavilerin olduğuna dair önemli bilgi ve kanıtlar bulunmaktadır.)

    Bunlarla birlikte... ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristler... kendilerine verilen sözde YASAL yetkileri kullanarak... dünya genelinde milyonlarca (belki de - onlarca yıl boyunca devam ettiği için milyarlarca) insanın... zorla ve zorbalıkla - mahkeme kararları ve polis zoru ile - akıl hastaneleri, psikiyatri hastaneleri, bakımevleri vb gibi akıl sağlığı birimlerine yatırılmalarını - yani psikiyatrik hapis almalarını - sağlayabilmektedirler. Bubeyinleri son derece sağlıklı olan masum insanlar... buralarda (akıl sağlığı birimlerinde)... sadece psikiyatrik hapis yaşamamakta.... ayrıca fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarlarına da yakalanmalarını sağlayan... zehirli kimyasallar içeren psikiyatrik ilaçlar verilerek ve/veya ECT gibi beyne - 400 volta kadar - elektrik şokları (elektroşoklar) uygulanarak...  onların sağlıklı beyinleri ciddi hasarlara uğratılmakta ve bu nedenle "gerçek bir akıl hastası" haline dönüştürülmeleri sağlanılmaktadır. 

    Ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristler... bireylere o anki yaşatmış oldukları bu acı verici ve korkunç durumlarına - yani biyopsikiyatrik tedavileri tarafından... fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğratılmalarına ve buna bağlı olarak "gerçek akıl hastalıkları semptomları" yaşamalarına - "akıl hastalıkları ve akıl hastalıklarının ilerlemesi, kötüleşmesi" vb gibi safsataları yapıştırmakta ve - psikopat psikiyatristlerin - uyguladıkları bu yönteme de "akıl hastalıklarının tedavisi" demektedirler. Bu şekilde hem hasta ve aileleri hem de devletler, toplumlar, kamuoyu ve medya KANDIRILMAKTA ve ALDATILMAKTADIRLAR.

    Ve işte tüm bu vb gibi nedenlerden dolayı da psikiyatristler... bu psikiyatrik vahşet ve soykırımları... bildikleri halde ve buna rağmen sözde "akıl hastalıklarının tedavisibahanesi adı altında... bunları bilerek ve kasıtlı olarak ve üstelik yasal bir şekilde yaptıkları için de... (psikiyatristler) tam bir gerçek PSİKOPATTIRLAR. (Hem de dünyanın en tehlikeli psikopatları... Sokaktaki psikopatlar.... psikiyatristlerin psikopatlığına - anlattığımız bu vb nedenlerle - (ellerine) su bile dökemez ve yanından bile geçemezler.) Dünya genelinde - aynı psikopatik düşüncelere sahip - sayısı belirsiz milyonlarca psikiyatrist olduğu için de... bunlara "PSİKOPAT PSİKİYATRiST ÇETELERİ" demek de yanlış bir şey olmayacaktır, herhalde. 

Dolayısıyla... ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristler... "akıl hastalıklarının beyinde olmadığını ve bu nedenle onlarca yıl boyunca bu sözde "akıl hastalıklarını hiç tedavi edemediklerini"... aksine onları (akıl hastalıklarınıyarattıklarını çok iyi biliyorlar. Ve bu vb nedenlerle - sırf "para kazanmak, toplumda itibar sahibi olmak, hak etmedikleri halde "doktor" ünvanlarına sahip olmak ve korumak, zenginleşmek" vb gibi kötü niyetler uğruna... neredeyse kendilerine gelen her bireyi... sanki "gerçek akıl hastalıklarına sahiplermiş" gibi "akıl hastası" olarak etiketleyerek... onların sağlıklı beyinlerini - zehirli ve ölümcül biyopsikiyatrik tedavileriyle - UYUŞTURARAK, onları - sakinleşmesine neden olarak - "kontrol etmeyeçalıştıklarını da çok iyi biliyorlar. 

     NOT : "Ana akım psikopat psikiyatri... insanların fiziksel hastalıklarını tedavi eden ve onları iyileştiren bir "tıp alanı" olmaktan çok uzaktır. Psikiyatri.. bir tıp alanı değil... "para kazanma" sektörüdür ve bunu da insanların sağlıklı beyinlerini hasara (fiziksel ve kimyasal beyin hasarlarınauğratarak yapar ve böylece - devletler /uluslararası çete devletler adına - insanların sağlıklı beyinlerini hasara uğratarak - onları "kontrol ederek"... her yıl binlerce /milyonlarca /milyarlarca dolar "mali kazançlar" elde edebilmektedirler. 

   Bu vb gibi nedenlerden dolayı (ana akım psikopatpsikiyatri... bir tıp alanı değil... "kendileri gibi - psikopatik - olmayan, düşünmeyen, davranmayan ve toplum düzenine uymayanları (insanları)... sağlıklı beyinlerini ciddi derece de hasara (fiziksel ve kimyasal beyin hasarlarınauğratarak... hem onları ve hem de bu sayede tüm bireyleri ve toplumları "kontrol etmeyi" amaçlayan bir "psikiyatrik kontrol, vahşet ve soykırım" düzenidir. 

   Yani kısaca ana akım psikopat psikiyatri... bir tıp alanı değil... - insanların sağlıklı beyinlerini hasara (fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarınauğratarak kazanç sağlayan... - bir para kazanma sektörüdür.

     NOT : "Tabii bu ana akım psikopat psikiyatriye hizmet (itaat) etmeyen ve onun öldürücü biyopsikiyatrik tedavilerine karşı çıkan dürüst psikiyatristleri... bunlardan hariç tutmak ve bu psikopat psikiyatrist çetelerinden ayrı tutmak gerekir. (Gerçek dürüst psikiyatristler - yani "dürüst psikiyatrist tanımı gerçekte nedir, ne değildir" - hakkında yazdığımız yazılarımızı, araştırma ve düşüncelerimizi.... bloglarımızda bulup okuyabilirsiniz. 

    Şu da unutulmamalıdır ki... ülkemizde bu dürüst psikiyatrist tanımına uyan hiç bir psikiyatrist yoktur. Bunların - neredeyse - hepsi soykırımcı ana akım psikopat psikiyatriye hizmet (itaat) eden psikopat psikiyatristlerdir. Biz, şahsen şimdiye kadar soykırımcı ana akım psikopat psikiyatriye hizmet (itaat) etmeyen... (dürüst) bir psikiyatrist ile hiç karşılaşmadık. Varsa bunu yorumlarda söyleyebilirler - biz de onları ayrı tutarız.)

*** *** *** 

* Sözde akıl hastalıkları... beyinde değil, insanın kendi ruhunda olan bir şeydir

      Muhtemelen sözde akıl hastalıkları... beyinde değil, insanın kendi ruhunda olan bir şeydir ki... o da "akıl hastalığı" değildir... insanın kendi doğal davranışlarını içeren kendi ruhunun "duygusal davranışlarınıdışarıya (dışarı ortama) sağlıklı bir şekilde aktaramamasından kaynaklanan bir durumdur. Ruhlarınkendi duygusal davranışlarını dışarıya sağlıklı bir şekilde aktaramamasının nedenleri arasında... muhtemelen ruh ile beyin (ve beyin ile beden) arasında - özellikle de beyin organlarında ve beyin kimyasında - yaşanan "kimyasal hasarlar (psikiyatrik ilaçların zehirli kimyasalları gibi - kimyasal beyin travması yaşama) ve/veya fiziksel hasarlar (çarpma, vurma gibi beyindeki organ hasarları fiziksel beyin travması yaşama) ve/veya duygusal hasarlar (şok geçirme gibi - duygusal beyin travması yaşama) iletişim bozukluklarındankaynaklanıyor gibi gözüküyor. 

Muhtemelen beyindeki kimyasal ve fiziksel travmalar... duygusal travmalara dönüşüyor. Duygusal travmalar da... "akıl hastalığı" olarak da etiketlenen ama akıl hastalıkları ile yakından uzaktan ilgisi olmayan... insanın kendi ruhundan kaynaklanan... ruhun kendi duygusal davranışlarının dışarıya (dışarı ortama) sağlıklı bir şekilde aktarılamamasını içeren... bir takım garip ve tuhaf davranışların sergilenmesine neden oluyor. Ki bu, garip ve tuhaf davranışlar da... akıl hastalığının bir sonucu değildir. 

Muhtemelen beyindeki kimyasal ve fiziksel travmalar... nedenleri farklı farklı olsa da... - yukarıda da belirttiğimiz gibi - genellikle beyin organlarında ve beyin kimyasında yaşanan olumsuz etkilerden (kimyasal ve fiziksel beyin hasarları gibi) dolayıdır. Örneğin kimyasal beyin hasarları... (genellikle) beynin kimyasal yapısının (beyin kimyasının)... dışarıdan gelen kimyasal saldırılar - mesela psikiyatrik ilaçların zehirli kimyasalların saldırıları - sonucu bozulması ile oluşur. 

      "(Beyin kimyasını olumsuz etkileyen zehirli kimyasallar arasında... diğer medikal ilaç türleriyasadışı uyuşturucular (eroin, kokain, esrar vb), yasal uyuşturucular (psikiyatrik ilaçlar, narkoz vb gibi) ve bazı yiyecekler (katı /sıvı gıdalar), içecekler (sıvılar) ve havalar (kimyasal içerikli gazlar, dumanlar, kokular) vs gibi dış etkenler de bulunur.)"
--- --- ---

* Psikiyatrik ilaçların... hamile kadınların bebeklerine zarar vermesi ve onları - yani bebekleri daha doğmadan - "akıl hastası" haline dönüştürmesi... 

      "Ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristler... daha henüz doğmamış bebekleri... daha anne karnındayken (cenindeyken ve/veya embriyo halindeyken)... nasıl gerçek akıl hastası haline getiriyorlar?"

Muhtemelen kimyasal beyin hasarları... genellikle doğuştan gelen ve/veya sonradan kendiliğinden doğal olarak oluşan bir hasar türü değildir. Doğuştan gelen bir akıl hastalığını - önceden - tespit etmek mümkün değildir. Hatta sonradan "yetişkin" halindeyken bile sözde hayali "akıl hastalıklarınıtespit edebilmek mümkün değilken... bu hayali akıl hastalıklarını... "doğuştan gelen" diye nitelendirmek ise ne bilimsel açıdan ne de mantıken doğru değildir. (Ancak maalesef bu gerçekleri... görmezden gelerek yapıyorlar ve "daha doğmamış bebekleri, doğmuş bebekleri, çocukları, gençleri, yetişkinleri ve yaşlıları ve hatta şimdiler de hayvanları bile... biyopsikiyatrik tedavileri ile zehirliyorlar.)

Muhtemelen kimyasal beyin hasarları...  eğer daha önceleri kimyasal saldırılara maruz kalan, yakalanan (örneğin - genellikle uzun vadeli - psikiyatrik ilaç kullanan) anne ve/veya baba adaylarından doğan bebekler de... psikiyatrik ilaçların zehirli kimyasallarına - daha anne karnındayken maruz kalmış - olduklarından dolayı... bir tür kimyasal beyin hasarları yaşayabilirler. (Bu konuda dünya genelinde özellikle de ABD ve bazı AB ülkelerinde bunlarla ilgili çok ciddi kanıtlar ve tartışmalar vardır.

Doğum öncesi ve/veya sonrası bir takım garip ve tuhaf davranışlar sergiledikleri gözlemlenen bazı bebeklerin... anne ve/veya babalarının... doğum öncesinde - genellikle uzun vadeli - psikiyatrik ilaç kullandıkları ortaya çıkmıştır. Bebeklerin bir takım garip ve tuhaf davranışlar sergilemeleri... muhtemelen doğum öncesinde anne ve/veya baba adaylarının kullandıkları psikiyatrik ilaçların zehirli kimyasallarının... hamile olan annenin taşıdığı bebeklerin bulunduğu fetüs ve embriyo arasındaki kimyasal süreçlerine dahil olması... ve böylelikle zehirli kimyasalların fetüs ve embriyo üzerinde "kimyasal reaksiyonlaraneden olması ihtimalinden kaynaklanıyor gibi gözüküyor. 

Muhtemelen zehirli kimyasalların saldırılarına maruz kalıp "kimyasal reaksiyonlar" yaşayan (yani kimyasal reaksiyonlara maruz kalan)... fetüsteki embriyonun (yani doğmamış bebeğin)... anne karnındayken ve/veya doğum sonrasında bir takım garip ve tuhaf davranışlar sergilemesi... aslında psikiyatrik ilaçların zehirli kimyasallarının olumsuz bir etkisi olarak (yani psikiyatrik ilaçların neden olduğu)... bir çeşit kimyasal beyin hasarı yaşamasından dolayıdır, diyebiliriz. Muhtemelen bu kimyasal beyin hasarı da... doğmamış bebeklerin anne karnındayken bir çeşit kimyasal beyin travması yaşamasına neden oluyor. Ki bu kimyasal beyin travması da... bebeklerin anne karnındayken ve/veya doğum sonrasında bir takım garip ve tuhaf davranışlar sergilemelerini içeren bir tür "duygusal beyin travmasıyaşamasına neden oluyor, gibi gözüküyor.

Aslında var olan bu - doğum öncesi ve sonrası - süreçlere tekrar bir göz atarsak (bakarsak)... muhtemelen kimyasal kaynaklı beyin hasarlarının yol açtığı kimyasal ve duygusal beyin travmaları... yani örneğin bebeklerin - doğum öncesi ve/veya sonrasında - yaşamış oldukları bir takım garip ve tuhaf davranışlar sergilemeleri... aslında bebeklerin "kendi duygusal davranışlarını... bir çeşit dışarıya (dış ortama) aktarma biçimi" olduğunu görüyoruz. 

Ancak bu bebeklerin... diğer bebekler gibi "normal davranışlar" sergileyememeleri durumu... tartışmalara neden olmuştur. Ana akım psikopat psikiyatri... bebeklerin bu garip ve tuhaf davranışlarını - muhtemelen "işlediği suçların üzerini örtmek, hayatta kalmak ve kendi paçasını kurtarmak" vb gibi buna benzer psikomatik düşüncelerle - "akıl hastalıklarının doğuştan gelen bir özellik olduğu" vb gibi buna benzer iddiaları /safsataları ileri sürmektedir. 

Bunlara karşı çıkan ve ana akım psikiyatriye hizmet (itaat) etmeyen dürüst psikiyatristler ve diğer araştırmacılar ise... muhtemelen bebeklerin bu garip ve tuhaf davranışlarını... anne ve/veya baba adaylarının daha önceleri psikiyatrik ilaç kullanmalarına bağlı olarak - psikiyatrik ilaçların zehirli kimyasallarının... anne karnındayken fetüse ve embriyo'ya saldırmasından (yani kimyasal reaksiyon süreçlerine dahil olmasından) dolayı olduğunu /olabileceğini (vb gibi buna benzer bilimsel çalışmaları ortaya koyarak) ileri sürmektedirler.

Aslında bu durum... ana akım psikopat psikiyatriye hizmet (itaat) etmeyen dürüst psikiyatristlerin ve diğer araştırmacıların... ortaya koymuş olduğu ileri sürmelere (iddialara) yakın bir durumdur. Ancak yukarıda da dediğimiz gibi...muhtemelen bebekler - doğum öncesi ve sonrası - yaşamış oldukları psikiyatrik ilaç kaynaklı kimyasal beyin hasarı nedeniyle ortaya çıkan kimyasal ve duygusal beyin travmaları... aslında bebeklerin kendi duygusal davranışlarını... dışarı ortama aktarma şeklidir. 

Bebeklerin kendi duygusal davranışlarını... bu şekilde (garip ve tuhaf davranışlar sergileyerek) dışarıya aktarması durumu ise... muhtemelen - yukarıda da dediğimiz gibi - ruh ile beyin arasındaki iletişim bozukluğundan kaynaklanıyor. Bun iletişim bozukluğuna neden olan şeyin de... muhtemelen psikiyatrik ilaçların neden olduğu kimyasal beyin hasarından ve bu hasara bağlı olarak ortaya çıkan kimyasal ve duygusal beyin travmalarından kaynaklanıyor gibi gözüküyor. 

    "Kimyasal beyin hasarı.... kimyasal beyin travmalarına... kimyasal beyin travması da... duygusal beyin travmasına dönüşür ve bireylerin bir takım garip ve tuhaf davranışlar sergilemelerine neden olur. Bu da yanlışlıkla - tamamen hayali olan - "akıl hastalıkları" olarak etiketlenir ve bireyler... ana akım psikopat psikiyatrinin... sözde hayali akıl hastalıklarını hiç bir şekilde tedavi etmeyen, edemeyen ve üstelik zehirli, sakat bırakıcı ve öldürücü biyopsikiyatrik tedavileri (psikiyatrik ilaçlar, ECT vb gibi) kullanmasına neden olur. 

Bu da muhtemelen... - örneğin bu iş için yani biyopsikiyatrik tedaviler de en çok - genellikle psikiyatrik ilaçların zehirli kimyasalları kullanılır ve bireylerin tamamen doğal olan kendi duygusal davranışlarını içeren garip ve tuhaf davranışlarının ve hatta daha fazla ve daha farklı ve tehlikeli (intihar, cinayet, şiddet vb gibi) garip ve tuhaf davranışların (psikotik semptomlarını) ortaya çıkmasına ve tüm bunların "kalıcı" hale gelmesine (yani kalıcı kimyasal beyin hasarları yaşamalarına) neden olur. Biyopsikiyatrik tedaviler de ECT gibi sağlıklı beyinlere - 400 volta kadar - elektrik şokları verilmesi gibi uygulamalar da kullanılırsa.. muhtemelen bu durum kalıcı fiziksel beyin hasarlarına da neden olabilmektedir."
--- --- ---

* "Ruhbeyni kontrol eder; beyin de bedeni kontrol ederkuralı... değişmez ve değiştirilemez bir kuraldır. 

      Bu, aslında insan bedenine (ve beyninehakim olan insanın kendi ruhunun (konuşma, düşünme, yürüme, hayal kurma vs gibi) kendi duygusal davranışlarının... dışarı ortama aktarılması ile ilgilidir. "Ruhbeyni kontrol eder; beyin de bedeni kontrol eder" kuralı... ruh ile beyin ve beden arasındaki değişmez kuralı ifade eder. Muhtemelen ruhkendi duygusal ifadelerini (davranışlarını)... insan beyni ve bedenini kullanarak... dışarı ortama aktarmaya çalışır. (İnsanın konuşması yürümesi, düşünmesi, hayal kurması gibi...) Bunu da beyni kontrol ederek sağlar. 

Ruhkendi duygusal davranışlarını... dışarı ortama aktarabilmek için - örneğin konuşma eylemini yapabilmek için buna ait frekans bandında - bir takım elektriksel sinyaller (mesajlarüretir ve bunu beyne (beyindeki sinir sistemlerine ve/veya beyin kontrol merkezine) iletir. Beyin de bedene (beyin ile beden arasındaki sinir sistemleri yoluyla - örneğin konuşma eylemini gerçekleştiren ağız, dudak ve çene sinirlerine)... bu elektriksel sinyalleri (mesajları) göndererek... konuşma eyleminin gerçekleşmesini sağlar. Aynı sistemin işleyişi... ruhun (yani insan bedeninin) "yürümesi, koşması, dans etmesi, spor yapması" vb gibi hareket etme ve "düşünme, hayal kurma" vb gibi zihinsel eylemleri gerçekleştirebilmesi - yani dışarıya (dış ortama) aktarabilmesi - için de geçerlidir.

        "Akıl hastası /deli" olarak görülen bireylerin garip ve tuhaf davranışlarının yani sözde hayali akıl hastalıklarının - asıl gerçek nedeni... insanın kendi ruhunun duygusal ifadelerini... dışarı ortama sağlıklı bir şekilde aktaramamasıdır."

Eğer beyin sinirlerini olumsuz etkileyecek... beyinde (özellikle de beyin kimyasında) herhangi bir (kimyasal beyin hasarı gibi) hasar söz konusu ise... ruhun, kendi duygusal ifadelerini... dışarıya (dışarı ortama) aktarma konusunda... - örneğin bir takım garip ve tuhaf davranışlar sergilenmesi gibi - tamamen doğal olan bir takım davranışsal sorunlar yaşanır. Bu da... yanlışlıkla ve kasıtlı olarak... "akıl hastalığı" olarak etiketlenir. (Aynı şey, sadece bebekler için değil... akıl hastası ve deli olarak da görülen diğer tüm yetişkinler için de geçerlidir.) Tüm bunların "akıl hastalıkları" ile hiç bir ilgisi yoktur. Akıl hastası /deli" olarak görülen bireylerin garip ve tuhaf davranışlarının yani sözde hayali akıl hastalıklarının - asıl gerçek nedeni... insanın kendi ruhunun duygusal ifadelerini... dışarı ortama sağlıklı bir şekilde aktaramaması ile ilgilidir.

İşte, ruh ile beyin ve beden arasındaki ilişki (bağlantı)... kısaca bu şekildedir. Beyinde (beyin kimyasında) gerçekleşen kimyasal bir hasar (kimyasal beyin hasarı)... ruhun (yani bireyin), kendi duygusal davranışlarını... dışarı ortama sağlıklı bir şekilde ifade edememesine neden olur. Ki bu ifade biçimi... yanlışlıkla ve kasıtlı olarak "akıl hastalıkları" olarak da etiketlenen ve tamamen doğal olan bir takım tuhaf ve garip davranışları içerir. Ki bu da sonradan bir takım ilaçsız tedavi yöntemleri ve insani davranış terapileri ile düzeltilebilen bir durumdur. 
--- --- ---

Beyinde olmayan bir şeyi - hayali akıl hastalıklarını - zararlı ve öldürücü biyopsikiyatrik tedavilerle tedavi edemezsiniz - sadece insanlara zarar verirsiniz, onları sakat bırakır ve sonra da öldürürsünüz.

      Eğer bu garip ve tuhaf davranışlar... örneğin bir takım zehirli kimyasallar ("eroin, kokain, esrar" gibi yasadışı uyuşturucular, "psikiyatrik ilaçlar, narkoz" vb gibi yasal uyuşturucular ve diğer zehirli kimyasallar gibi) ve/veya fiziksel darbelerle (beyne elektrik (elektroşok) verilmesi ECT gibi) tedavi edilmeye çalşılırsa... fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına neden olarak... bu garip ve tuhaf davranışların "kalıcı" hale gelmesine ve düzeltilmesi geri kurtarılması - mümkün olmayan bir hasarın (fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarınınoluşmasına neden olunabilir. Şöyle ki...

Bu tamamen doğal olan garip ve tuhaf davranışları... eğer (psikiyatrik ilaçlar ve ECT gibi beyne elektrik şokları vermek gibi)... zararlı ve öldürücü biyopsikiyatrik tedaviler ile tedavi edilmeye çalışılırsa... muhtemelen beyinde (beyin kimyasındafiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarlarına neden olarak... bu garip ve tuhaf davranışların artmasına, kötüleşmesine ve bunlarla birlikte daha önceleri olmayan bir /birden fazla psikotik semptomların (örneğin şiddet, cinayet ve intihara meyilli hale gelmek gibi) oluşmasına, artmasına, kötüleşmesine ve tüm bunların da "kalıcı" hale gelmesine (kalıcı fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarlarına bağlı olarak) neden olan bir sürecin başlamasına da sebep olunabilmektedir. (Ve bunun böyle olduğuna dair çok sayıda kanıtta bulunmaktadır. Bunları blogumuzda bulup okuyabilirsiniz.)

       "Kısaca beyinde olmayan bir şeyi - hayali akıl hastalıklarını bir takım zehirli kimyasallar kullanmak (psikiyatrik ilaçlar gibi) ve beyne elektroşok vermek (ECT gibi) biyopsikiyatrik tedavilerle tedavi etmeye çalışmak... insanların sağlıklı beyinlerine "fiziksel ve kimyasal bir mermi" sıkmak /yerleştirmek ile aynıdır. İnsanlara zihinsel ve/veya fiziksel olarak iyatrojenik zarar verir, sakat bırakır (yaralar) ve sonra da - onları yavaş yavaş zehirleyerek ve/veya haşlayarak öldürürsünüz."

Dolayısıyla... beyindeki (beyin kimyasındakikimyasal kaynaklı hasarlar (kimyasal beyin hasarları)... "doğuştan gelen" ve/veya "sonradan kendiliğinden oluşan" birşey değidlir. Beyindeki kimyasal hasarların oluşabilmesi için... eğer doğuştan gelen bir özellik olarak görülüyorsa... mutlaka ebeveynlerin (anne ve babanın) ve onların da anne ve babalarının.... geçmişlerinde herhangi bir kimyasal saldırıya (örneğin psikiyatrik ilaç, uyuşturucu vs gibi kimyasallar kullanıp kullanmadıkları) maruz kalıp kalmadıkları sorgulanmalıdır. Aynı şekilde... eğer kimyasal beyin hasarları... sonradan kendiliğinden oluşan bir özellik olarak görülüyorsa... yine bireylerin geçmişinde herhangi bir kimyasal saldırıya (örneğin psikiyatrik ilaç, uyuşturucu vs gibi kimyasallar kullanıp kullanmadıkları) maruz kalıp kalmadıkları sorgulanmalıdır. 
--- --- ---

* Her garip ve tuhaf davranışlar...  kimyasal beyin hasarı ile ilgili değildir. Kimyasal dengesizlik ise hiç değildir.

     Bir bireyin... bir takım garip ve tuhaf davranışlar sergilemeleri... o bireyin "kimyasal beyin hasarıyaşadığı anlamına gelmez. Kimyasal dengesizlik ile ilgili ise hiç değildirAna akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristler.. sözde hayali "akıl hastalıklarının... beyindeki kimyasal dengesizlikten kaynaklandığını" iddia ediyorlardı ancak şimdiye kadar "akıl hastalıklarının beyindeki kimyasal dengesizlikten kaynaklandığına" dair herhangi bir kanıt (biyolojik ve radyolojik vb test sonuçlarını içeren kanıtlar) ortaya konulamamıştır. 

Ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristlerin... aslında "beyindeki kimyasal dengesizlikten" anladıkları şey... muhtemelen beyindeki "kimyasal beyin hasarından" başka birşey değil gibi gözükmektedir. Yani muhtemelen beyindeki kimyasal dengesizliği... yanlışlıkla ve kasıtlı olarak beyinde doğuştan gelen ve/veya sonradan kendiliğinden oluşan - kimyasal beyin hasarı ile ilişkilendirmeye çalışıyorlar. Halbu ki bu - hem yukarıda ve aşağıda belirttiğimiz hem de bloglarımızda verdiğimiz araştırmalarla da kanıtlandığımız, ortaya koyduğumuz gibi - doğru değildir

* Kimyasal beyin hasarı (/kimyasal dengesizlik)... akıl ve akıl hastalıklarının beyinde olduğunu göstermez.

Bu, - daha öncede belirtttiğimiz gibi - tamamen doğal olan bir davranış şeklidir. İnsanın kendi ruhu ile yakından ilgilidir - beyinle hiç bir ilgisi yoktur. İnsanın kendi ruhunun duygusal davranışlarının... dışarı ortama sağlıklı bir şekilde aktaramamasından kaynaklanır. Ki bu da - genellikle - beyinde (beyin kimyasında) yaşanan bir bozukluk (hasar) nedeniyle olur. Ancak bu, bu beyin hasarı ile oluşan... garip ve tuhaf davranışların - yani sözde hayali akıl hastalıklarının - beyinde olduğunu göstermez. 

Garip ve tuhaf davranışların - yani sözde hayali akıl hastalıklarının beyinde olduğunu iddia edebilmek için... beynin, bu garip ve tuhaf davranışların sahibi olması gerekir. Yani beyinruhtan gelen - ruhun kendi duygusal ifadelerine ait - elektriksel sinyalleri (mesajları)...  önce işitsel ve görsel olarak beyindeki hafıza merkezinde anlık olarak depolar... sonra da bedeni (beden sinirlerini) kullanarak (yani onu kontrol ederek)... dışarıya (dışarı ortama) aktarmaya çalışır. 

    NOT : Normalde, beyin bilgileri saklamaz, depolamaz. Sadece bilgileri (yani ruhun duygusal davranışlarını (ifadeleri) içeren bilgileri), işitsel ve görsel olarak dışarı ortama aktarabilmek için) anlık olarak hafızaya kaydeder. İfadelerdışarı ortama aktarıldıktan sonra... bilgiler, anlık depolama merkezinden silinirRuhkendi duygusal ifadelerini... sürekli düşündükçe... bu ifadeler, sürekli olarak elektriksel sinyallere (mesajlara) dönüşürDuygusal ifadeler... dışarı ortama aktarılmak (yani bir istem gerçekleştirilmek) istenildiğinde... duygusal ifadeleri içeren bu elektriksel sinyaller (mesajlar - bilgiler)... anlık (olarak) hafıza merkezine kaydedilir. 

Tüm bunlar... saniyenin çok çok altında... çok hızlı bir şekilde hem de her biri ayrı ayrı istemler olarak gerçekleşir. Bilgileri asıl - sonsuza kadar kendi bünyesinde, içinde - depolayan... ruhun kendisidir - beyin değildir. Ruhbedenden ayrıldığında... "ölüm" adı verilen kimyasal bir durum gerçekleşir. Canlı bedencansız bedene dönüşür. Ruhinsan bedeni içindeyken... beden, canlıdır... bedenden ayrıldığında ise... ölüm gerçekleşir - yani beden, cansız hale gelir. 
--- --- ---

*  İnsan bedeni... kendisine can (hayat) veren ruhun... kendi duygusal ifadelerini dışarıya aktarılmasına yardımcı olan BİYOLOJİK BİR ROBOTTUR...

      (Dipnot 23) :  Ruhbedenden ayrıldığında... beyinzihinsel ve fiziksel işlevlerini - tek başına - yerine getiremez. Çünkü... bunun için - insan bedenine can veren - bir enerjiye ve - ifadeleri dış ortama aktarabilmek için de - bir bilgiye (yani bir akla) ihtiyaç duyar. Bilgi (akıl) ve enerji ise... beyinde olan bir özellik değil... ruhta olan bir özelliktirİnsan bedeni... kendisine can (hayat) veren ruhun... kendi duygusal ifadelerini dışarıya aktarılmasına yardımcı olan BİYOLOJİK BİR ROBOTTUR. (Tüm bunlarla ilgili daha detaylı bilgileri ve ruh ile beyin ve beden arasındaki bağlantıları...  BURADAN okuyabilirsiniz.)

Beyindeki fiziksel ve/veya kimyasal hasarlar... hafızada anlık olarak depolanan ve ruhun kendi duygusal davranışlarını (ifadelerini) içeren... elektriksel sinyalleri (mesajları)... işitsel ve görsel olarak dışarı ortama sağlıklı bir şekilde aktarılamamasına neden olur. (Bu durum da yanlışlıkla ve kasıtlı olarak... "garip ve tuhaf davranışların - yani sözde hayali akıl hastalıklarının - beyinde olduğuna" dair bir iddiaya, teoriye dönüşür. Bu garip ve tuhaf davranışların - yani sözde hayali akıl hastalıklarının - beyinde olduğuna dair... şimdiye kadar elde tutulur hiç bir biyolojik ve radyolojik kanıt ortaya konmamıştır.

Hem akıl hem de akıl hastalıkları... beyinde değil - insanın kendi ruhunda olan birşeydir. Beyindeki kimyasal dengesizlik teorisi... beyninakıl ve akıl hastalıklarına sahip olduğunu göstermez. Ve göstermiyor da - "biyolojik, radyolojik ve otopsi" test sonuçlarını içeren çok sayıda kanıt"akıl hastalıklarının beyinde olmadığınınet bir şekilde göstermektedir.  (Bunları bloglarımızdaki araştırmalarda okuyabilirsiniz.)
--- --- ---

* İnsanların sağlıklı beyinlerini kesip-parçalayıp... sadece gözlemlere dayalı olarak... "akıl ve akıl hastalıklarının beyinde olduğu" safsatasını ileri sürmek ve bunu "saf bilim ve bilim başarısı" diye dünyaya yutturmak... Bu safsata yüzünden muhtemelen - onlarca yıl boyunca - milyarlarca insan sakat bırakıldı ve öldürüldü.

     Geçmişte bazı psikopat nörolog ve/veya beyin cerrahları..ruh, denen kavramı görmezden gelerek... insanların beynini (beynin bir kısım organlarınıkesip-parçalayarak ve bu nedenle... her beyin organlarını kesme işleminde... bireylerin - "söyle bakalım adın ne? bugün günlerden ne? doğum yılın ne? bir şarkı söyle bakalım!" vb gibi buna benzer sorulara tepki vermelerini gözlemleyerek... "akıl ve akıl hastalıklarının beyinde olduğu" safsatasını ileri sürmüşlerdir. 

Bu tamamen yanlış ve kasıt içeren ileri sürmelerin bedeli olarak... tüm dünyanın kandırılmasına ve aldatılmasına sebep olunmuştur. Ve muhtemelen dünya genelinde - sayısı belirsiz - milyarlarca insanın (özellikle de akıl hastalarınıniyatrojenik olarak sakat bırakılmasına (yaralanmalarına) ve öldürülmelerine (ölümlerine) neden olmuştur. 

İnsanların sağlıklı beyinlerini kesip-biçerek... akıl ve akıl hastalıklarını tespit etmek mümkün değilken... bu psikopat nörolog ve/veya beyin cerrahları... ruh denen kavramı tamamen dışlayıp... sadece insanların sağlıklı beyinlerini kesip-parçalayarak... sadece ve sadece gözlemlerine dayalı olarak... sözde "akıl ve akıl  hastalıklarının beyinde olduğu" safsatasını ileri sürmüşlerdir. Bu da muhtemelen dünya genelinde sayısı belirsiz milyarlarca insanın... ölümler de dahil iyatrojenik olarak zarar görmesine neden olmuştur.

Dolayısıyla... "akıl ve akıl hastalıklarının beyinde olduğunu" ileri süren... bu gibi buna benzer sözde bilimsel çalışmaların elde ettikleri sözde bilimsel sonuçlar... "RUHkavramını - ve biyolojik, radyolojik ve hatta otopsi test sonuçlarını dahi - tamamen devredışı bıraktıkları için... - gerçek kanıta dayalı - geçerli bilimsel sonuçlar değildir. Bunun nedeni de... bu tür sözde bilimsel çalışmaların... sadece gözlemlere dayalı (gözlemsel) olmasıdır. 

Beyni (beynin bir kısım organlarınıkesip-parçalayıp... bireyin davranışlarında bir takım gözlemler yapmak... "akıl ve akıl hastalıklarının beyin de olduğunu" göstermez. Bu, tamamen göz yanılmasına (gözlemlere) dayalı bir varsayımdır, Bu varsayım, bir teoriden öteye gitmez ve bilimi ve toplumları... aldatmaktan ve kandırmaktan başka birşey de değildir.

Ancak tüm bu gerçeklere rağmen... "bilim" adı verilen sözde bilim dünyası... "biyolojik, radyolojik ve otopsi" test sonuçları gibi gerçek bilimsel kanıtlara dayalı olmayan... ama sanki "gerçek bilimsel kanıtlara" dayalıymış gibi gösterilen ve sadece gözlemlere dayalı olan bu tür sözde tıbbi çalışmaları... "bilimsel" olarak nitelemiş ve kabul etmiştir. Dolayısıyla bu da - daha önce de dediğimiz gibi - muhtemelen onlarca yıl boyunca - sayısı belirsiz milyarlarca insanın (özellikle de akıl hastalarının)... ölümler de dahil çok ciddi bir şekilde kalıcı ve ölümcül zararlar görmesine neden olmuştur, diyebiliriz.
--- --- ---

Kaldığımız yerden devam edersek... daha önce de dediğimiz gibi - bu bir takım garip ve tuhaf davranışlar... bir takım ilaçsız tedavi yöntemleri ve insani davranış terapileri ile düzeltilebilir davranışlardır. Bu davranışları... "akıl hastalığı" olarak etiketleyip... zehirli kimyasallarla örneğin psikiyatrik ilaçlarla tedavi etmeye çalışırsanız... bireylerin sağlıklı beyinlerini - genellikle uzun vadeler de ama bazen de kısa vadelerde de - ciddi derece de hasara (kimyasal beyin hasarına) uğratırsınız. (dipnot 25) Ve bu psikiyatrik ilaç kaynaklı kimyasal beyin hasarları... sonradan bir takım ilaçsız tedavi yöntemleri ve insani davranış terapileri ile düzeltilebilme olasılığı yüksek olan... garip ve tuhaf davranışların... daha da kötüleştirmiş şekilde "kalıcıhale gelmesine neden olursunuz. 

Artı bununla birlikte... daha önceleri olmayan (şiddet, cinayet ve inithara meyilli olma gibi) bir /birden fazla psikotik semptomların oluşmasına ve bunların da daha da kötüleşmesine ve "kalıcıhale gelmesine de neden olmuş olursunuz. Ayrıca... psikiyatrik ilaçların zehirli kimyasalları... bireylerin sadece beyinlerine hasar (kimyasal beyin hasarı) vermekle kalmaz... bireylerin beden sağlıklarına (vücut sağlığına) da... oldukça kalıcı ve ölümcül zararlar vermesine de - örneğin "kanser, diyabet, tümör, kalp ve damar hastalıkları" vb gibi çok sayıda çeşitli kalıcı ve ölümcül fiziksel hastalıklara ve rahatsızlıklara - neden olur. Ve ayrıca... muhtemelen kalıcı ve ölümcül zihinsel ve fiziksel hastalık ve rahatsızlıklara bağlı olarak... "ani ölümler" de dahil... çeşitli iyatrojenik ölümlere de neden olabilmektedir. İşte ana akım psikopat psikiyatrinin yaptığı şey de tam da budur. (Tüm bunların olduğuna dair çok sayıda kanıtların olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunları bloglarımızdaki araştırmaları okuyarak da öğrenebilirsiniz.)
--- --- ---

      Biyopsikiyatrik tedaviler - özellikle de psikiyatrik ilaçlar - insanların sağlıklı beyinlerini sadece uyuşturur ve bu nedenle bireylerde bir sakinleşme olur. Ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristler... bu sakinleşmeyi "akıl hastalıklarının tedavisi... psikiyatrik ilaçların işe yaraması... " vb gibi ifadeleri... kasıtlı olarak yanlış ve yanıltıcı bir şekilde etrafa yaydırırlar. Halbu ki işin gerçeği öyle değildir. Bu sakinleşme... "akıl hastalıklarının tedavi edildiği ve psikiyatrik ilaçların işe yaradığı, tedavi ettiği" şekilde değil... bu tamamen psikiyatrik ilaçların içeriğindeki zehirli kimyasalların... sağlıklı beyinleri tamamen UYUŞTURMASINDAN kaynaklanan bir şeydir. Sağlıklı beyinler... psikiyatrik ilaçların zehirli kimyasalları ile uyuşur ve bu uyuşma, bireyler de - hepsi olmasa da çoğunda - bir sakinleşme olmasına neden olur. Bu "akıl hastalıklarının tedavisi" değil, zehirli kimyasalların - sağlıklı beyinleri - uyuşturması ile ilgili olan birşeydir. 

Bu sağlıklı beyinlerin uyuşturma uygulaması... eğer uzun süre ("aylarca ve/veya yıllarcauzun vadeler de... bazen de "anındagünlerce ve/veya haftalarca" kısa vadelerde ama genellikle uzun vadeler) boyunca devam ederse... muhtemelen bireylerde ileri derece de olan ve olmayan... kimyasal beyin hasarına (kimyasal lobotomiye) neden olur. Aslında bu kimyasal beyin hasarı (kimyasal lobotomi)... özellikle de psikiyatrik ilaç tedavisi gören her bireyin - "psikiyatrik ilaç kullandığı andan itibarenmaruz kaldığı bir durumdur. "Yani psikiyatrik ilaç kullanan her birey... psikiyatrik ilaçların neden olduğu kimyasal beyin hasarına (kimyasal lobotomiye) maruz kalır." Ve bu maruz kalma durumu... eğer zehirli kimyasallar olan psikiyatrik ilaçlar uzun süre boyunca - genellikle aylarca ve/veya yıllarca - kullanıldığında... bir nevi adeta evrilerek (değişim göstererek)... bireylerin "kimyasal beyin hasarına" maruz kalma durumundan çıkıp... "kimyasal beyin hasarınayakalanmasına neden olabilmektedir, diyebiliriz. 

Bu, psikiyatrik ilaçların neden olduğu kimyasal beyin hasarına yakalanma durumu... genellikle uzun vadeler de (aylarca ve/veya yıllarca sonra) ortaya çıkabilirken.... bazen de kısa vadeler de (anında, günlerce ve/veya haftalarca sonra da) ortaya çıkabilmektedir. Bu, muhtemelen bireylerin bünyelerinin kuvvetli olup-olmaması ve/veya başka nedenlerden dolayı olabilen bir şey gibi gözüküyor. İster uzun vadeler de olsun... isterse kısa vadeler de... hem beden sağlığı hem de beyin sağlığı için zehirli kimyasallar içeren psikiyatrik ilaçların neden olduğu kimyasal beyin hasarlarının (yani kimyasal lobotominin) yaşandığı bir gerçektir. 

   "Bazı araştırmacılara göre... bireylerde varolan psikiyatrik ilaç kaynaklı kimyasal beyin hasarına maruz kalma durumunun... "kalıcı" hale gelmesini - yani kalıcı kimyasal beyin hasarına yakalanmasını - genellikle uzun vadeli kullanılan psikiyatrik ilaçların aniden ve/veya yavaş yavaş bırakılmasına bağlıyorlar.

      Bunun, ne demek olduğunu biliyor musunuz? - Beyin (kimyası) - genellikle uzun vadeler de (bazen de kısa vadeler de)... - psikiyatrik ilaçların zehirli kimyasalları ile doldurulduğu için... artık buna BAĞIMLI hale gelmiş ve artık onsuz (zehirli kimyasallar) olmadan doğru düzgün mantıklı "düşünememekte, hareket edememekte ve davranışlar sergileyememektedir." Bu vb nedenlerden dolayı da beyin (kimyası)... artık bu zehirli kimyasallardan kurtulamamaktadırKurtulmaya - yani zehirli kimyasallar içeren psikiyatrik ilaçları bırakmaya çalıştığı andan itibaren... beyinde (beyin kimyasında) ciddi derecede "kalıcıkimyasal hasarlar (yani "kalıcı" kimyasal beyin hasarı (kimyasal lobotomi) oluşabiliyor.

Muhtemelen psikiyatrik ilaçların zehirli kimyasallarının saldırısına uğrayan sağlıklı beyinler... dışarıdan gelen zehirli kimyasalların saldırısı altında olduklarından dolayı.... sağlıklı beyinlerin kendi doğal kimyasal sıvıları ile zehirli kimyasalların kendi zehirli kimyasal sıvıları arasında yer değiştirmelerine neden olurlar. Böylece aylarca ve/veya yıllarca psikiyatrik ilaçların zehirli kimyasallarının saldırısına uğrayan sağlıklı beyinler... zehirli kimyasal sıvılar olmadan... rahat bir şekilde hareket edemezler. Ve sağlıklı beyinler... artık sağlıklı bir beyin olmaktan çıkıp - zehirli kimyasallara BAĞIMLI halen gelen bir nevi zombi beyinlere dönüşmüş gibi olurlar. (Bu zombi beyinlerin durumlarını, genellikle uzun süreli psikiyatrik ilaç kullanan bireylerde fark edebilmek mümkün olabilmektedir, yani farkedilebilir bir özelliğe sahip olabildiklerini söyleyebiliriz. Ancak bu durumu ne kendileri ve hatta aileleri ve toplumlar ve kamuoyu dahi bilememektedir. Muhtemelen işin içinde olsalar, gerçekleri bir öğrenebilseler... anlayacaklar ve fark edebileceklerdir, diye umuyoruz.

"Zombi beyin-ler" tanımı... muhtemelen bu zehirli kimyasalların... sağlıklı beyinler de (beyin kimyasındabirikmesiyle... beyin kimyası, bu zehirli kimyasallara "BAĞIMLI" hale gelir ve bu sayede beyinler (beyin kimyası)... bireyleri adeta "hissizleştiren, duygusuzlaştıran, ne yaptığını bilemeyen" vb gibi davranışlara sahip olmasına neden olabilen bir nevi "zombi beyinleredönüşmesine neden olanilen bir "görsel /gözlemsel tanımı" içerir.

Dolayısıyla psikiyatrik ilaçların bu zehirli kimyasallları... sadece zombi beyinlere neden olmaz... (ki zaten bu zombi beyinlere sebep olan) kimyasal beyin hasarının... "kalıcı" hale gelebilmesine de neden olabiliyorlar. Bu kalıcı kimyasal beyin hasarı... her ne kadar - uzun vadeli psikiyatrik ilaç kullanımının bırakılmasıyla da - ilişkilendirilse de... aslında psikiyatrik ilaçların kullanımının devam edilmesi ile de... bireyler bir şekilde kalıcı kimyasal beyin hasarınına da yakalanabiliyorlar. 

    "Muhtemelen - psikiyatrik ilaç kullanımından dolayı - psikiyatrik ilaçların neden olduğu kimyasal beyin hasarına maruz kalan her birey... psikiyatrik ilaçların kullanımının devam edilmesi ile de muhtemelen "kalıcıkimyasal beyin hasarına yakalanması da söz konusu olabilir, diye düşünebiliriz.  Muhtemelen belki hepsi için değil ama büyük çoğunluğu için bu olasılığın olabilme durumunu söyleyebiliriz."

Aslında... psikiyatriye ilk defa başvuranların büyük çoğunluğunun - neredeyse hepsinin - sağlıklı beyinlere sahip olduğu... yapılan araştırmalar göstermektedir. Yine yapılan araştırmalara göre.... sözde 'akıl hastalıklarının beyinde olduğuna' dair - herhangi bir (kan, dna vb gibi) biyolojik ve (MR, röntgen, ultrason vb gibi) radyolojik test sonuçlarının olmadığı ortaya çıkmıştır.

Bununla birlikte reçete ettikleri ve uyguladıkları biyopsikiyatrik tedavileri nedeniyle...  -  dolaylı yollardan da olsa ana akım psikiyatri ve psikiyatristler tarafından -  fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarlarına uğratılan... çok sayıda insanın olduğuna dair çok sayıda kanıt bulunmaktadır.
--- --- ---

* Konu hakkında son söz olarak...

Yukarıda muhtemelen engelli sağlık (kurulu heyet) raporlarının... psikiyatristlerden (ve devletlerden)... "tazminatlar" almak ve onlara "davalar" açmak için yeterli olduğunu... ancak... - yukarıda da dediğimiz gibi - bu, hiç bir işe yaramayan, sözde hayali akıl hastalıklarını tedavi etmeyen, edemeyen ve insanlara oldukça kalıcı ve ölümcül zararlar veren, sakat bırakan ve öldüren (yani gizli psikiyatrik vahşet ve soykırımları)... biyopsikiyatrik tedavileri... sözde "akıl hastalıklarının tedavisibahanesi adı altında... HUKUKİ zeminde ve YASAL olarak yaptıkları için... bunun, o kadar da kolay bir şey olmayabileceğini izah etmeye çalışmıştık. 

Evet, aslında devletler (ve toplumlar, kamuoyu ve medya)... onların (ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristlerin) sözde "akıl hastalıklarını tedavi ettiğini" sanıyor. Ama aslında - hem yukarıda ve hem de hatta bloglarımızda delilleriyle birlikte ortaya koyduğumuz diğer araştırma yazılarımızda da belirtiğimiz gibi - işin gerçeği öyle değildir.  Ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristler... sözde hayali akıl hastalıklarını hiç bir şekilde tedavi etmemekte ve zaten de tedavi edememektedirler

Yaptıkları tek şey... insanların sağlıklı beyinlerini UYUŞTURMAK ve daha sonra da - genellikle uzun vadeler de ve bazen de kısa vadeler de - fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına uğratılmasına ve onları hem zihinsel hem de fiziksel olarak sakat bırakılmalarına (iyatrojenik yaralanmalarına) ve daha sonra da öldürülmelerine (iyatrojenik ölümlerine) neden olmaktır. Ve daha pek çok sağlık sorunlarına, bireysel ve toplumsal sorunlara da neden olabilmektedirler.

Ancak bu psikiyatrik vahşet ve soykırımların devam etmesinin - yani ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristlerin... bu psikiyatrik vahşet ve soykırımlarını... gizli ve rahat bir şekilde devam ettirebilmelerinin arkasında... muhtemelen ana akım tıp dünyası ve doktorlarının olduğunu /olabileceğini tahmin etmek hiç de zor olmayabilecektir.

Muhtemelen tüm bu gizli psikiyatrik vahşet ve soykırımlar... ana akım tıp dünyası ve doktorları tarafından görülmemekte ve büyük çoğunluğunu da gizleyebilmekte - yani örtbas edebilmektedirler. Bu nedenden dolayı da bu psikiyatrik vahşet ve soykırımlar... halen bile gizli bir şekilde devam edebilmekte ve muhtemelen dünya genelinde - sayısı belirsiz - her yıl milyonlarca insan... bir şekilde bu psikiyatrik vahşet ve soykırımların kurbanı olabilmektedirler.

An akım tıp dünyasındaki doktorların... psikiyatrik vahşet ve soykırımları - yani psikiyatrik tedavi gören bireylerin... iyatrojenik yaralanma ve ölümlerinin... arkasında yatan asıl gerçek nedenlerini (yani psikiyatrik ilaçlar ve ECT gibi biyopsikiyatrik tedavilerin zararlarınıgörmemelerinin - yani başka başka sebeplerin üzerine atarak gizlemeleri, yani - ÖRTBAS ETMEYE çalışmalarının arkasında... muhtemelen "siyasi (politik), ekonomik (cüzdan) ve akademik (baskı)" gibi çeşitli nedenler var gibi gözüküyor. 

Burada "akademik baskının" ön planda olduğunu /olabileceğini fark edebiliyoruz. Ana akım psikopat psikiyatri ile işbirli yapan ana akım tıp akademik camiası... psikiyatrik vahşet ve soykırımla ile ilgili gerçekleri ortaya çıkartan doktorların.... doktorluk lisanlarının iptali ile doktorluk mesleklerinin ellerinden alınmasına kadar gidebilen cezaları vermesi korkusu....muhtemelen ana akım tıp doktorlarının... psikiyatrik vahşet ve soykırımlarını görmemezlikten gelmelerine ve/veya bunları başka başka sebeplerin üzerine atarak gizlemelerineörtbas etmelerine neden olabilmektedir, diyebiliriz.

Akademik baskıların arkasında... muhtemelen siyasi ve ekonomik baskılar da bulunuyor. Siyasi ve ekonomik baskılar... muhtemelen ilaç ve psikiyatrik ilaç firmaları ile işbirliği yapan ve bu ilaç firmalarından binlerce /milyonlarca /milyarlarca dolar civarında "mali kazançlar" elde eden... sadece ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristler bulunmuyor... ayrıca devletlerin bazı siyasileriresmi ve özel sağlık kuruluşları ile birlikte... ana akım tıp akademik camiası ve - sayısı belirsiz çok sayıda - doktorlar da bulunuyor. (Tüm bunlarla ilgili bilgileri... bloglarımızda yaptığımız araştırmalarla verdiğimiz bazı bilgilerle de okuyup öğrenebilirsiniz.)

      "Dolayısıyla... ana akım tıp dünyası ve doktorları da... ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristlerin işlemiş oldukları... bu psikiyatrik vahşet ve soykırımlarından... birinci dereceden de sorumludur, diyebiliriz."

Engelli sağlık (kurulu heyet) raporları... şimdiler de değil ama gelecekte... tazminat davaları kazanma olasılığını artırabilir.

      Dolayısıyla psikiyatrik tedavi görürken... ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristlerin... biyopsikiyatrik tedavilerinden dolayı... zihinsel, ruhsal ve duygusal olarak... "engelli" ve/veya "bakıma muhtaç" hale getirilen engelli bireyler... kendilerine yine ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristler tarafından... bir ödülmüş gibi verilen - bahşedilen - engelli sağlık (kurulu heyet) raporlarındaki... "oranları, engellilik ve bakıma muhtaçlık" vb gibi engellilik durumlarını gerekçe göstererek... ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristlere ve hatta devletlerine dahi - hukuki açıdan "tıbbi hata" ve "tazminatdavaları açabilme haklarına sahip olabilirler. 

Ancak yukarıda da dediğimiz gibi... ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristler... muhtemelen bireylerin bu mevcut durumlarını "akıl hastalıklarının tedavisi" vb gibi buna benzer şekilde değerlendirecekler ve bununla birlikte diğer bu psikiyatrik vahşet ve soykırımlarını da... muhtemelen sözde hayali "akıl hastalıklarının tedavisi" bahanesi adı altında... hukuki zeminde ve yasal bir şekilde yaptıkları için... engelli bireylerin davaları kazanabilme olasıkları - muhtemelen hiç yok /olmayabilir denecek düzeyde - çok düşük olabilecektir. Belki de engelli bireyler lehine daha farklı sonuçlar da çıkabilir ama bu da çok düşük bir olasılık olarak görülebilir.

Ayrıca ana akım tıp camiasının ve doktorlarının... - yukarıda da belirttiğimiz gibi - bu psikiyatrik vahşet ve soykırımları gizlediklerini de - yani örtbas etmeye çalıştıklarını da - unutmamak gerekir. Mahkemeler, muhtemelen psikiyatrik tedavilerden dolayı... zihinsel olarak sakat bırakıldığınızı (yani iyatrojenik yaralandığınızı - örneğin "fiziksel ve/veya kimyasal beyin hasarına" yakalandığınızı ve bu beyin hasarı nedeniyle akıl sağlığının bozulduğunu) ve/veya fiziksel olarak sakat bırakıldığınızı (iyatrojenik yaralandığınızı - örneğin "kanser, diyabet, kalp ve damar hastalıkları" vb gibi kalıcı ve ölümcül fiziksel hastalıklara yakalandığınızı)... "MR, röntgen, ultrason" vb gibi radyolojik ve/veya "kan, dna" vb gibi biyolojik test sonuçlarını gösteren... ve/veya eğer yakınıysanız... yakınınızın iyatrojenik olarak öldürüldüğünü (yani iyatrojenik ölümüne sebep olunduğunu - örneğin yukarıda saydığımız zihinsel ve fiziksel sağlık sorunlarından dolayı... yakınınızın öldüğünü) gösteren - en azından bir otopsi sonuçlarına ait - bir "sağlık belgesini" sizden isteyecektir.

Muhtemelen ana akım tıp dünyası ve doktorları... bu istenilen çeşitli test sonuçlarına ait bir "sağlık belgesini"... sizin istediğiniz şekilde - yukarıda belirttiğimiz nedenlerden dolayı - size, vermeyecektirPsikiyatrik tedavilerden dolayı iyatrojenik sakat bırakılma (yaralanma) ve öldürülme (ölme) nedenlerinizi... muhtemelen  - yine yukarıda belirttiğimiz nedenlerden dolayı - "altta yatan bilmem ne sebepler" gibi "başka başka sebeplerin" üzerine atarak... gizleyecekörtbas edeceklerdir. 

Tüm bunlar muhtemelen... sizin "dava kazanma" olasılığınızı düşüren en büyük nedenler, etkenler olabilecektir. Ancak yine de elinizdeki "engelli sağlık (kurulu heyet) raporu" - sağlık belgesi - ... sizin, biyopsikiyatrik tedavi görürken zarar gördüğünüzü - yani biyopsikiyatrik tedavilerden dolayı "engelli" ve/veya "bakıma muhtaçhale getirildiğinizi gösteren... - her ne kadar yasal açıdan geçerli olmasa da yine de - "en önemli kanıtlardan biri" olmaya devam edebileceğini tahmin edebiliriz, diye düşünebiliriz. Yani bu sağlık belgesi..yasal ve hukuki açıdan... sizin biyopsikiyatrik tedavilerden dolayı "engelli" ve/veya "bakıma muhtaçhale getirildiğinizi gösteren bir "resmi belge" yerine geçmeyebilir - ama aslında gerçekte öyle olması gerekir ama işte öyle değil ve bu nedenden dolayı da- muhtemelen davaları kaybetme olasılığınız olabilir. 

Ancak yine de elinizde - her ne kadar şimdiler de resmiyeti olmasa da - biyopsikiyatrik tedavilerden dolayı "engelli" ve/veya "bakıma muhtaçhale getirildiğinizi gösteren bir sağlık belgesinin olması... muhtemelen - şimdilerde değil ama - gelecekte... akıl sağlığı sisteminin - tabii biyopsikiyatrik tedavilerin kalıcı ve ölümcül zararlarını dikkate alarak - sil-baştan yeniden değişmesi (düzenlenmesi) olasılığına (dipnot 28) karşı... bu sağlık belgesinin... yasal ve hukuki zemine kavuşabileceğini ve resmiyet kazanabileceğini ve bu nedenlerle de... gelecekte (şimdiler de ve/veya ileri de açtığınız) davaları kazanabilme olasılığının olabileceğini... bilmek de önemlidir, diyebiliriz. Bu nedenlerle... elinizde bulunan ve kapı gibi sağlam bir belge olan... "engelli sağlık (kurulu heyet) raporlarını"... hiç bir şekilde çöpe atmamanızısaklamanızı şiddetle tavsiye ederiz.

* Akıl sağlığı sistemleri - psikiyatrik vahşet ve soykırımların önüne geçilebilmesi adına - bir an önce değişmelidir.

      Bu düşük olasılıkların - ve çarpık ve kötü akıl sağlığı sisteminin - komple değişebilmesi için... muhtemelen öncelikli olarak... akıl sağlığı sistemlerinin... ana akım psikopat psikiyatri ve psikiyatristlerin... kalıcı ve ölümcül sonuçları olan biyopsikiyatrik tedavilerini bırakması ve onun yerine sözde "hayali akıl hastalıklarının tedavisi" konusunda... bir takım ilaçsız tedavi yöntemleri ile birlikte (diyalog, konuşma, bir işle meşgul olmak, doğa, yürüyüş, müzik, tiyatro vb gibi çok sayıda olabilen) insani davranış terapilerinin...  kabul edilmesi ve bunların daha uygun ortamlarda ve muhtemelen - tüm akıl sağlığı birimlerinde ve medikal tıp birimlerinde - yapılabilmesi sağlanılmalıdır. 

Ayrıca bireylerin zehirli kimyasallar olan psikiyatrik ilaçları bırakmalarına yardımcı olabilecek... "ilaç bırakma yoksunluk birimlerini ve ilaçsız tedavi yöntemlerini  ve insani davranış terapileri" sunan resmi ve özel akıl sağlığı birimlerinin kurulması vb gibi akıl sağlığı sistemlerinin sil-baştan yeniden düzenlenmesi gerekir.

Ayrıca ana akım psikopat psikiyatrinin psikiyatrik vahşet ve soykırımlarının önüne geçilebilmesi için - tıp fakültelerinden bir an önce kaldırılması da gerekir. Psikiyatri, bir tıp alanı değildir. Psikiyatristler de "doktor" falan değildir. Psikiyatristlerpsikologlar ile birlikte... "doktor" olarak değil...  "akıl ve ruh sağlığı uzmanları" olarak görev yapmalıdırlar.

Bir an önce "akıl ve ruh sağlığı bakanlığı" kurulmalı ve akıl sağlığı ve akıl hastalıklarının tedavisi" konusunda "ilaçsız tedavi yöntemleri ve insani davranış terapilerini" içeren uygun - yukarıda saydığımız ve sayamadığımız- düzenlemeler yerine getirilmeli ve akıl sağlığı sistemi sil-baştan yeniden düzenlenmelidir.

Psikiyatrik tedavi görürken... zarar gören tüm kişilere ve ölen kişilerin ailelerine... tazminatlar ödenmelidir. Buna sebep olan psikiyatristler... biyopsikiyatrik tedavilerin kalıcı ve ölümcül zararlarını bildikleri , dünya genelinde muhtemelen her yıl milyonlarca insanın sakat bırakılmasına ve öldürülmesine neden oldukları ve bu konuda hiç bir şey yapmadıkları için... her ne kadar hukuki cezayı hak ettilerse de... muhtemelen işlerini yasal olarak hukuki zeminde yaptıkları için... yeni düzenlenecek akıl sağlığı sistemine katıldıkları ve ölümcül biyopsikiyatrik tedavileri uygulamadıkları sürece... herhangi bir ceza yaptırımının olmaması gerektiğini düşünebiliriz. Ancak akıl sağlığı sisteminin değişmemesi ve/veya değiştiği halde sisteme adapte olmak istememeleri halinde... hukuki zeminde, davalar yoluyla (para cezası, görevden alma, lisanslarının iptali, tazminat (bunlar en hafif cezalardır), ayrıca hapis ve idamlar gibi (ağır cezalar) da dahil) her türlü hukuki cezaların verilmesi gerektiğine de inanmaktayız.

Bunu bir tehtid ve şantaj olarak görenler varsa... şöyle bir geçmişe baksınBiyopsikiyatrik tedavilerin nasıl her yıl milyonlarca insanı sakat bıraktığını (iyatrojenik yaraladığını) ve öldürdüğünü (iyatrojenik ölümlerine sebep olduğunu)... tekrar bir gözden geçirsinler. Bu, onlarca yıl boyunca devam ettiği için ölenler de birlikte... muhtemelen sayısı belirsiz milyarlarca insanın zarar gördüğü (sakat bırakıldığı ve öldürüldüğü) anlamına gelir. Ve bu psikiyatrik vahşet ve soykırımların halen bile - devletlerin ve toplumların gözü önünde gizli bir şekilde nasıl - devam ettiğini de bir kez daha göz önüne getirsinler. Bunların işlemiş oldukları psikiyatrik vahşet ve soykırımların yanında... bu önerilerin onlar için - birer tehtid ve şantaj değil - tam tersine aslında birer ödül olduğunu /olabileceğini... aklınıza getirebilirsiniz.

  NOT : Evet, şimdiye kadar... özellikle de muhtemelen biyopsikiyatrik tedaviler görürken... zihinsel, duygusal ve ruhsal olarak "engelli" ve/veya "bakıma muhtaç" hale getirilen... engelli bireylere verilen engelli sağlık (kurulu heyet) raporlarının ve bireylerin bir takım tuhaf ve garip davranışlarının - yani sözde hayali "akıl hastalıkları" olarak görülen semptomların... asıl nedenlerini... kısaca anlatmaya çalıştık...Daha fazlasını bloglarımızda bulup okuyabilirsiniz.

*** *** ***

ABD'de bu engellilik sağlık raporları nedir ve nasıl işliyor?

Yeri gelmişken... yurtdışında özellikle de ABD'de bu engellilik sağlık kurulu raporları nedir ve nasıl işliyor, bunun kısa bir araştırmasını yaptık - Google AI ile...

NOT: Google AI, bu araştırma cevaplarını verirken çok değişik farklı bilgiler de verdi, yani okuyacağınız bilgiler "tam doğru olmayabilir." Altta vereceğimiz "kaynaklar" kısmından kaynaklarına giderek... gerçek bilgileri öğrenebilirsiniz. Ayrıca Google AI verdiği bazı cevapların kaynaklarını vermedi ve yarım yamalak cevaplar verdi, onları da (Google AI) diye belirttik.
--- --- ---

   "ABD'de, özellikle ordunun Engellilik Değerlendirme Sistemi (DES "Disability Evaluation System") kapsamında, engellilik sağlık kurulu raporları, bir askerin göreve uygunluğunu belirler. Bu raporlar, fiziksel/zihinsel durumların özetini, tıbbi kanıtları ve görevde kalma veya ayrılma önerisini içerir ve genellikle PEB tarafından değerlendirmelere yol açar." (1)

  "Askeri Engellilik Tıbbi Kurullarının Temel Yönleri

Tıbbi Değerlendirme Kurulu (MEB "Medical Evaluation Board"): Bir üyenin durumu, görevlerini yerine getirme yeteneği konusunda şüphe uyandırdığında yapılır. Durumun görevde kalma standartlarını karşılayıp karşılamadığını değerlendirir.

Fiziksel Değerlendirme Kurulu (PEB "Physical Evaluation Board"): Bir üyenin görev için "uygun" veya "uygunsuz" olup olmadığını belirlemek için MEB raporunu inceler ve Gaziler İşleri Engellilik Derecelendirme Çizelgesi'ne (VASRD "Veterans Affairs Schedule for Rating Disabilities") göre engellilik derecelendirmeleri atar.

Rapor Bileşenleri: Genellikle bir doktorun anlatım özetini, komutanın girdisini ve üyenin itirazını içerir.

Entegre Engellilik Değerlendirme Sistemi (IDES "Integrated Disability Evaluation System"): Verimlilik için birleşik bir derecelendirme sağlamak üzere hem Savunma Bakanlığı (DoD "Department of Defense") hem de Gaziler İşleri (VA "Veterans Affairs")'yı içerir." (2)

"Diğer Engellilik Raporu Türleri

Fiziksel Engellilik İnceleme Kurulu (PDBR "Physical Disability Board of Review"): 11 Eylül 2001 ile 31 Aralık 2009 tarihleri arasında terhis edilen ve toplam engellilik oranı %20 veya daha az olan bireylerin vakalarını inceler.

Sosyal Güvenlik İdaresi (SSA "Social Security Administration") Raporları: Engellilik Belirleme Hizmetleri (DDS "Disability Determination Services") kurumları, sivil engellilik yardımları için tıbbi kanıtları değerlendirir ve mevcut kayıtlar yetersizse genellikle danışmanlık muayeneleri gerektirir." (3)

  "ABD'de sivil bireyler için "engellilik sağlık kurulu raporu" (disability medical board report) kavramı, genellikle Sosyal Güvenlik İdaresi (SSA) tarafından yürütülen engellilik belirleme süreciyle ilgilidir. Askeri sistemin aksine, siviller için tek bir "kurul" tarafından verilen standart bir karne yoktur; bunun yerine farklı kaynaklardan gelen tıbbi kanıtların birleşimiyle oluşturulan bir dosya üzerinden karar verilir." (4)

Sivil engellilik raporu süreci ve kapsamı şu şekildedir:

1. Sosyal Güvenlik (SSA) Süreci

Siviller için en yaygın engellilik değerlendirmesi Sosyal Güvenlik İdaresi (SSA) aracılığıyla yapılır.

Tıbbi Belirleme Servisi (DDS): Başvurular, her eyalette bulunan federal destekli DDS acentelerine gönderilir.

Değerlendirme Ekibi: Dosyanız genellikle bir tıbbi danışman (doktor veya psikolog) ve bir engellilik uzmanından (layman) oluşan bir ekip tarafından incelenir.

Karar Belgesi: Bu süreç sonunda, kişinin çalışmasına engel olan tıbbi kısıtlamalarını belgeleyen bir Artık İşlevsel Kapasite (RFC) raporu hazırlanır." (5)

2. Gerekli Tıbbi Kanıtlar ve Rapor Türleri

SSA, karara varmak için tek bir rapordan ziyade kapsamlı bir tıbbi geçmiş talep eder:

Tedavi Kayıtları: Kendi doktorunuzun hazırladığı muayene notları, hastane çıkış özetleri ve laboratuvar sonuçları.

Tıbbi Kaynak Beyanı (Medical Source Statement): Kendi doktorunuzdan, durumunuzun fiziksel (oturma, ayakta durma) veya zihinsel (konsantrasyon, talimatları izleme) sınırlarını açıklayan detaylı bir rapor istenebilir.

Danışmanlık Muayenesi (CE): Mevcut kayıtlar yetersizse, SSA tarafından görevlendirilen bağımsız bir doktorun hazırladığı bir rapor talep edilebilir." (6)

3. Özel Sigorta Kurul Raporları

Eğer bir bireyin özel engellilik sigortası (LTD) varsa, sigorta şirketi kendi değerlendirmesini yapar:

    Bağımsız Tıbbi Muayene (IME): Sigorta şirketi, tarafsız olduğu iddia edilen ancak genellikle şirketin kriterlerine göre çalışan bir doktorun rapor hazırlamasını isteyebilir.
    
    Tıbbi Bilgi Bürosu (MIB) Raporları: Sigorta şirketleri, geçmiş başvurularınızdaki tıbbi geçmişinizi doğrulamak için MIB raporlarını kullanabilir. " (7)

4. Rapor Alma Yöntemleri

Sivil vatandaşlar tıbbi kanıtlarını toplamak için şu yolları kullanır:

orm SSA-827: Bu yetki belgesi ile SSA'nın doktorlarınızdan doğrudan kayıt almasına izin verirsiniz.

Electronic Records Express: Sağlık sağlayıcılarının kayıtları dijital olarak doğrudan SSA'ya iletmesini sağlayan bir sistemdir.

Bireysel Talep: Hastanelerin tıbbi kayıt birimlerinden raporlarınızı şahsen talep edebilirsiniz." (8)
--- --- ---

Amerika Birleşik Devletleri'nde, engellilik için "bildirim oranları" genellikle iki farklı ölçütü ifade eder:

Yaygınlık Oranları (anketlerde kaç kişinin engelli olduğunu bildirdiği) ve Onay Oranları (kaç engellilik yardımı başvurusunun onaylandığı)." (9)

1. Engellilik Yaygınlık Oranları (Kendi Bildirimlerine Dayalı)

Bu oranlar, Amerikan Topluluk Anketi (ACS) gibi federal anketlerden elde edilmiştir. 2024 yılı itibariyle, kurumsal bakım altında olmayan ABD nüfusunun yaklaşık %13,6 ila %13,7'si en az bir engelliliğe sahip olduğunu bildirmiştir." (10) (Google AI)

Amerika Birleşik Devletleri'nde, sivil engellilik yardımları (SSDI/SSI), uygunluğu belirlemek için yüzdelik oranlı bir derecelendirme sistemi (örneğin %20 veya %50 engelli) kullanmaz. Bunun yerine, "ya hep ya hiç" yaklaşımını kullanırlar: federal yasaya göre ya %100 engelli sayılırsınız ya da hiç engelli sayılmazsınız." (11)

Ancak, Gaziler Dairesi (VA) ve İşçi Tazminatı gibi diğer sistemler, farklı hak ve hizmetleri tetiklemek için belirli yüzde eşiklerini kullanmaktadır." (12)

1. Sosyal Güvenlik (Sivil SSDI/SSI)

%100 Kuralı: Herhangi bir nakit yardımı alabilmek için, rahatsızlığınızın "Önemli Kazanç Sağlayan Faaliyet" (SGA) yapmanızı engelleyecek kadar ciddi olması gerekir.

Kazanç Eşikleri: 2026 yılında SGA, ayda 1.690 dolardan (kör iseniz 2.830 dolardan) fazla kazanmak olarak tanımlanmıştır.

Süre Şartı: Durumunuzun en az 12 ay sürmesi veya ölümle sonuçlanması beklenmelidir.

Hizmetlere Erişim: SSDI için onaylandıktan sonra, genellikle 24 aylık bir bekleme süresinden sonra Medicare'e hak kazanırsınız. SSI alanlar genellikle hemen Medicaid'e hak kazanırlar." (13)

2. Gaziler İşleri (VA) Değerlendirme Eşikleri

VA, doğrudan fayda düzeylerini belirleyen %10'luk artışlarla (%0-%100) birleşik bir değerlendirme sistemi kullanır:" (14)

%0 Oran: Durum "hizmetle bağlantılı" ancak nakit ödeme için yeterince ciddi değil. Yine de bu özel durum için ücretsiz VA sağlık hizmetlerine erişim sağlar.

%10 Oran: Aylık vergisiz nakit tazminat için minimum eşik (~180$/ay).

%30 Oran: Bakmakla yükümlü olunan kişiler (eş, çocuklar veya ebeveynler) için ek para alma eşiği.

%50 Oran: Sadece hizmetle bağlantılı olanlar değil, herhangi bir durum için ücretsiz VA sağlık hizmetlerine erişim sağlar.

%70 Oran: Tam Engellilik Bireysel İşsizlik (TDIU) için önemli bir dönüm noktası. Bir durumunuz %40 ve toplamda %70 ise, çalışamazsanız %100 oranında ödeme alabilirsiniz.

%100 Oran: Maksimum aylık tazminat (~3.938$/ay), tam sağlık hizmeti ve birçok eyalette genellikle emlak vergisi muafiyeti veya ücretsiz araç kaydı sağlar." (15)

3. İş Kazaları Tazminatı (Eyalet Düzeyinde)

Her eyalet, iş kazaları için ödemeleri belirlemek üzere kendi "Kalıcı Engellilik Derecelendirme Çizelgesi"ni kullanır:" (16)

Engellilik Derecelendirmesi: Doktorlar bir yüzde belirler (örneğin, bir uzvun kullanım kaybının %15'i).

Ödeme Hesaplaması: Genellikle ödeme, ortalama haftalık ücretinizin üçte ikisi (%66,6) ile engellilik derecenizin yüzdesinin çarpımıdır.

Yeniden Hesaplama: Federal çalışanlar (FERS) için, yardımlar ilk yıl için en yüksek 3 yıllık ortalama maaşınızın %60'ı ile başlayıp ikinci yılda %40'a düşebilir." (17)
--- --- ---

Amerika Birleşik Devletleri'nde, psikiyatrik bozukluklar için "engellilik yüzdeleri" kavramı neredeyse yalnızca Gaziler (VA) için geçerlidir. Siviller için ise sistem genellikle yüzdeye değil, işlevsel ciddiyete dayalı olarak "ya hep ya hiç (all-or-nothing)" prensibine göre işler." (18)

1. Sivil Psikiyatrik Engellilik "Civilian Psychiatric Disability" (Sosyal Güvenlik)

Sosyal Güvenlik Kurumu (SSA "Social Security Administration") yüzdelik oranlar (örneğin, %50 engelli) belirlemez. Bunun yerine, durumunuzun Mavi Kitap'taki (Blue Book) bir "Liste"ye uyup uymadığını değerlendirir." (19)

Uygunluk Koşulları: Nörokognitif bozukluklar, Şizofreni spektrumu, Depresif/Bipolar bozukluklar, Anksiyete/OKB, Kişilik bozuklukları, Otizm ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) dahildir.

Kriterler: Onaylanabilmek için, aşağıdaki işlevsel alanlardan birinde "aşırı" veya en az ikisinde "belirgin" bir sınırlama göstermeniz gerekir:

-Bilgiyi anlama, hatırlama veya uygulama.
-Başkalarıyla etkileşim kurma.
-Konsantre olma, azim gösterme veya tempoyu koruma.
-Kendini uyarlama veya yönetme.

Haklar ve Faydalar:

-Nakit Yardımlar: SSDI (Sigorta) veya SSI (İhtiyaca dayalı) yoluyla aylık ödemeler.

-Sağlık Hizmetleri: SSDI alanlar Medicare'e hak kazanır (genellikle 24 ay sonra); SSI alanlar genellikle hemen Medicaid'e hak kazanır.

-İşyeri Hakları: Engelli Amerikalılar Yasası (ADA) uyarınca, makul düzenlemelerden (örneğin, esnek çalışma saatleri, sessiz çalışma alanları) yararlanma ve ayrımcılığa karşı korunma hakkına sahipsiniz." (20)

2. Gazilerin Psikiyatrik Engellilik Durumu (VA Değerlendirmeleri)

Gazilere, sosyal ve mesleki yetersizliklerine bağlı olarak yüzdelik bir değerlendirme (0% ila 100%) atanır.

Yüzde (a) 
Tipik Semptomlar / Etki (b) 
Temel Haklar ve Hizmetler (c) 

(a) %0
(b) Teşhis edilmiş durum; iş/sosyal hayata müdahale yok.
(c) Bu özel durum için ücretsiz VA sağlık hizmetlerine erişim.

(a) %10
(b) Hafif semptomlar; yüksek stres altında verimlilikte azalma.
(c) Aylık vergisiz nakit tazminat (~180$+).

(a) %30
(b) Ara sıra panik atakları, hafif hafıza kaybı veya uyku sorunları.
(c) Bakmakla yükümlü olunan kişiler (eş/çocuklar) için ek nakit.

(a) %50
(b) Düzenli panik atakları, bozulmuş muhakeme, talimatları takip etmede zorluk.
(c) Herhangi bir rahatsızlık için (sadece psikiyatrik değil) ücretsiz VA sağlık hizmeti.

(a) %70
(b) İntihar düşüncesi, neredeyse sürekli panik, ilişkileri sürdürememe.
(c) Tam Engellilik Bireysel İşsizlik Ödeneği (TDIU) için uygunluk (ödeme %100 oranında).

(a) %100
(b) Toplam sosyal/mesleki yetersizlik; kalıcı sanrılar veya kendine/başkalarına yönelik tehlike.
(c) Maksimum aylık ödeme (~3.900$+), tam sağlık hizmeti, genellikle emlak vergisi muafiyetleri." (21)

3. Ücretsiz Hizmetlere Erişim (Genel)

Resmi bir "yüzde" belirtilmesine bakılmaksızın, siviller genellikle aşağıdaki yollarla ücretsiz veya düşük maliyetli psikiyatrik hizmetlere erişebilirler:

Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri: Birçoğu, gelire bağlı olarak hizmetlerin ücretsiz olabileceği "kademeli ücretlendirme" sistemi sunmaktadır.

Devlet Mesleki Rehabilitasyon: Çalışmayı engelleyen psikiyatrik tanısı olan kişilere ücretsiz iş eğitimi, koçluk ve işe yerleştirme hizmeti sunmaktadır.

Medicaid: Geliriniz yeterince düşükse, çoğu eyalet ruh sağlığı tedavisini (terapi ve ilaç) ücretsiz olarak sağlamaktadır.

Örneğin, Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD) veya Depresyon gibi belirli bir SSA Mavi Kitabı maddesine uymak için gereken spesifik tıbbi kanıtları öğrenmek ister misiniz?" (22)

  "ABD sivil sisteminde, bir kişinin psikiyatrik engellilik nedeniyle aldığı para miktarı, teşhisin türüne veya ciddiyetine bağlı değildir. Bunun yerine, hangi programa hak kazandığınıza ve iş geçmişinize göre belirlenir.

İki temel federal program vardır ve ödemeler ve servet konusunda çok farklı kuralları vardır.

1. SSDI (Sosyal Güvenlik Engellilik Sigortası)

Bu, çalışmış ve Sosyal Güvenlik vergisi ödemiş kişiler için "kazanılmış" bir yardımdır.

Ne kadar alırsınız? Miktar, engelli hale gelmeden önceki ortalama ömür boyu kazancınıza bağlıdır. Erken emeklilik maaşı gibi çalışır.

Ortalama Ödeme: Çoğu kişi ayda 800 ila 1.800 dolar arasında alır (ortalama yaklaşık 1.550 dolardır).

Maksimum Ödeme: 2026 yılında, mümkün olan maksimum aylık yardım yaklaşık 3.900 dolardır (ancak bu, çok yüksek bir önceki maaş gerektirir).

Gelir/Servet Dikkate Alınır mı?

Kazanılmamış Gelir (Servet): Hayır. Miras, yatırımlar veya eşinizin yüksek geliri nedeniyle zengin olsanız bile SSDI alabilirsiniz. Bu, ödediğiniz bir sigorta poliçesidir.

Kazanılmış Gelir (Çalışma): Evet. Hak kazanmak için "Önemli Kazanç Sağlayan Faaliyet" (SGA) yapmıyor olmalısınız. 2026 yılında, bir işten ayda 1.690 dolardan fazla kazanıyorsanız, genellikle sosyal yardım alamayacaksınız.

2. SSI (Ek Sosyal Güvenlik Geliri)

Bu, az veya hiç çalışma geçmişi olmayan ve çok düşük gelirli kişiler için "ihtiyaç temelli" bir programdır.

Ne kadar alıyorsunuz? Miktar, federal hükümet tarafından belirlenen sabit bir orandır.

Federal Oran (2026): Birey için aylık yaklaşık 970 - 1.000 dolar.

Varyasyonlar: Bazı eyaletler küçük bir "eyalet ek ödemesi" ekler, ancak miktar çoğunlukla herkes için aynıdır.

Gelir/Servet Dikkate Alınıyor mu? Evet, kesinlikle.

Varlık Sınırı: Hak kazanmak için, sayılabilir varlıklarınızın 2.000 dolardan (çiftler için 3.000 dolar) fazla olmaması gerekir. Buna nakit, banka hesapları ve hisse senetleri dahildir. (Ana eviniz ve bir arabanız genellikle sayılmaz).

Gelir Sınırı: Aldığınız diğer gelirlerin (emekli maaşı veya ev arkadaşınızın kira ödemesi gibi) neredeyse tamamı, SSI çekinizi dolar karşılığı azaltacaktır. Zengin bir kişi SSI (Ek Gelir Desteği) alamaz.

Özet Karşılaştırma

Özellik (a) 
SSDI (Sigorta) (b) 
SSI (Sosyal Yardım) (c) 

(a) Ödeme Tutarı
(b) Değişken (Çalışma geçmişinize bağlı olarak)
(c) Sabit Oran (Yaklaşık 970-1.000 $)

(a) Servet/Varlıklar
(b) İzin Verilir (Sınırsız)
(c) Kesinlikle Sınırlı (2.000 $ limit)

(a) Eşin Geliri
(b) Dikkate alınmaz
(c) Genellikle dikkate alınır

(a) Sağlık Sigortası
(b) Medicare (2 yıl sonra)
(c) Medicaid (genellikle hemen)

"Psikiyatrik" ve "Fiziksel" Engellilik Arasındaki Fark Hakkında Önemli Noktalar

Sosyal Güvenlik Kurumu, psikiyatrik bir engelliliği, ödemeyi hesaplarken fiziksel bir engellilikle (felç veya kanser gibi) tamamen aynı şekilde değerlendirir. Sadece çalışma geçmişinizi ve mali ihtiyacınızı dikkate alırlar.

Verilen bilgiler, 2026 yılına ait resmi federal yönergeler ve düzenlemelerden alınmıştır. Başlıca kaynaklar arasında Sosyal Güvenlik Kurumu (SSA), Gaziler İşleri Bakanlığı (VA) ve ABD Nüfus Sayım Bürosu bulunmaktadır."  (Google AI)

1. Sosyal Güvenlik Kurumu (SSA)

SSA, sivil engellilik yardımları (SSDI ve SSI) için birincil yetkili kurumdur.

Ödeme ve COLA Güncellemeleri: %2,8'lik Yaşam Maliyeti Ayarlaması (COLA) ve 2026 ödeme üst sınırlarına ilişkin bilgiler, SSA 2026 COLA Bilgi Formu'ndan alınmıştır.

Önemli Kazanç Sınırları: 2026 için aylık 1.690 dolarlık kazanç sınırı, iş teşvikleri konusunda resmi kılavuz olan Kırmızı Kitap'ta ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

SSI Kuralları: Kaynak sınırları (bireyler için 2.000 dolar) ve federal yardım oranları, 2026 SSI Federal Ödeme Miktarları'nda belirtilmiştir.

Tıbbi Kriterler: Psikiyatrik bozukluklar için özel gereksinimler, Engellilik Listesi - Yetişkin Ruhsal Bozuklukları'nda bulunmaktadır." (23)

2. Gaziler İşleri Bakanlığı (VA)

VA, gaziler için yüzdelik oranlı derecelendirme sistemini yönetir.

Derecelendirme Tabloları: %10-%100 engellilik tazminatı oranları ve psikiyatrik rahatsızlıklar için kriterler, VA Engellilik Tazminatı Oranları portalında yer almaktadır.

Yardım Eşikleri: Belirli haklarla ilgili bilgiler (örneğin %50'de ücretsiz sağlık hizmeti veya %70'te TDIU gibi), VA Derecelendirme Yüzdesine Göre Yardımlar kılavuzundan alınmaktadır." (24)

3. ABD Nüfus Sayım Bürosu

Amerikan nüfusundaki engellilik oranlarına ilişkin istatistiksel veriler ve yaygınlık bilgileri, Amerikan Topluluk Araştırması'ndan (ACS) elde edilmektedir." (25)

4. Hukuki ve Savunuculuk Kaynakları

İşyeri Hakları: Engelli Amerikalılar Yasası (ADA), işyerinde psikiyatrik engeli olan sivillerin yasal haklarını tanımlar.

Hesaplamalar ve Tahminler: 2026 yılı için ortalama ve maksimum ödemelerin ayrıntılı dökümleri, AARP ve Atticus gibi kuruluşlar tarafından sıklıkla analiz edilmektedir.

Bipolar Bozukluk veya Travma Sonrası Stres Bozukluğu gibi belirli bir psikiyatrik tanıya ilişkin resmi Mavi Kitap bölümünün bir kopyasını ister misiniz?" (26)

 "Amerika Birleşik Devletleri'nde, psikiyatrik rahatsızlıklar için "engellilik raporları" tek bir sertifika değil, federal kurumlar tarafından işlevsel sınırlamaları belgelemek için kullanılan standartlaştırılmış değerlendirme formlarıdır. Aşağıda bu raporların başlıca örnekleri ve yapıları yer almaktadır." (27)

1. Zihinsel Kalan İşlevsel Kapasite (MRFC) Değerlendirmesi

Bu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SSA) aracılığıyla yapılan sivil başvurularda en sık kullanılan rapordur. Resmi olarak SSA-4734-F4-SUP Formu olarak bilinen bu rapor, bir kişinin zihinsel hastalığına rağmen hala neler yapabileceğini belirlemek için kullanılır." (Google AI)

  "Amerika Birleşik Devletleri'nde, siviller için engellilik sertifikası veren tek bir "Ulusal Tıp Kurulu (National Medical Board)" bulunmamaktadır. Bunun yerine, federal veya eyalet kriterlerini karşılamak üzere çeşitli kaynaklardan tıbbi kanıt toplama süreciyle "raporlar" oluşturulmaktadır. 
  
  Aşağıda, sivil engellilik tıbbi raporları (civilian disability medical reports) için temel çerçeveler yer almaktadır:

1. Sosyal Güvenlik Kurumu 
Raporları (SSA "Social Security Administration Reports") 

SSDI (Sosyal Güvenlik Engellilik Sigortası "Social Security Disability Insurance") veya SSI (Ek Gelir Desteği "Supplemental Security Income") gibi programlar için "rapor", Engellilik Belirleme Hizmetleri (DDS "Disability Determination Services") adı verilen bir devlet kurumu tarafından işlenen tıbbi geçmişinizin bir derlemesidir.

RFC Raporu: En kritik belge, Kalan Fonksiyonel Kapasite (RFC "Residual Functional Capacity") değerlendirmesidir. Tıbbi danışmanlar tarafından tamamlanan bu rapor, engelinize rağmen hala neler yapabileceğinizi (örneğin, ne kadar süre ayakta durabileceğiniz veya talimatları takip edip edemeyeceğiniz) ayrıntılı olarak açıklar.

Konsültasyon Muayenesi (CE "Consultative Examination"): Mevcut tıbbi kayıtlarınız yetersizse, SSA bir "Konsültasyon Muayenesi" için ödeme yapacaktır. Doktor ("CE sağlayıcısı"), mevcut fiziksel veya zihinsel durumunuzla ilgili olarak SSA'ya resmi bir rapor sunar.

Mavi Kitap: Tıbbi raporlar, durumunuzun belirli klinik kriterlerle eşleşip eşleşmediğini görmek için SSA'nın Engellilik Listesi (SSA's Listing of Impairments) (Mavi Kitap "Blue Book") ile karşılaştırılır.

2. Eyalet Engellilik Sigortası (SDI "State Disability Insurance")

Bazı eyaletlerin (örneğin Kaliforniya, New York, New Jersey) kendi engellilik programları vardır.

Tıbbi Sağlayıcı Sertifikası (Medical Provider’s Certificate): Bu talepler için, tedavi eden doktorunuzun teşhisi ve çalışma yeteneğinizin beklenen süresini doğrulayan bir rapor veya sertifika (genellikle elektronik olarak) sunması gerekir.

3. İş Kazası Tıbbi Raporları (Workers Compensation Medical Reports)

Eğer bir engellilik işle ilgiliyse, rapor süreci farklıdır:

Nitelikli Tıbbi Değerlendirici (QME " Qualified Medical Evaluator"): Bazı eyaletlerde, belirli bir kurul onaylı doktor (QME), engelliliğin kapsamı üzerindeki anlaşmazlıkları çözmek için bir rapor düzenler.

Kalıcı ve Sabit (P&S "Permanent and Stationary") Raporu: Bu, bir doktorun durumunuzun sabitlendiğini belirlediğinde verilen ve "kalıcı engellilik (permanent disability)" tazminatlarını hesaplamak için kullanılan nihai bir tıbbi rapordur.

4. Özel Uzun Süreli Engellilik 
Raporları (LTD "Private Long-Term Disability Reports") 

İşvereniniz aracılığıyla özel sigortanız varsa:

Bağımsız Tıbbi Muayene (IME "Independent Medical Examination"): Sigorta şirketleri genellikle "Bağımsız (Independent)" bir rapor için kendi seçtikleri doktora görünmenizi ister. Bunlar sıklıkla yardımları reddetmek veya sonlandırmak için kullanılır ve başvuru sahipleri genellikle kendi uzmanlarından aldıkları raporlarla bunlara karşı çıkarlar.

"Anahtar Belgelerin Özeti

Belge Türü (a) - Kaynak (b) - Amaç (c)
-------------------------------------
(a) RFC Değerlendirmesi 
(b) SSA/DDS 
(c) İşle ilgili fiziksel/zihinsel sınırlamaları tanımlar.

(a) Tıbbi Kaynak Beyanı
(b) Doktorunuz
(c) Tedavi açısından kısıtlamalarınızı açıklar.

(a) Sürekli Eğitim Raporu
(b) SSA Sözleşmeli Doktor
(c) Kayıtlar eksikse sağlığınızın "anlık görüntüsünü" sağlar.

(a) Klinik Kayıtlar
(b) Hastaneler/Klinikler
(c) Kurulun kararını oluşturmak için kullanılan birincil kanıt."  (Google AI)

*** *** ***

KAYNAKLAR;
-----------
(1)https://www.dcms.uscg.mil/Our-Organization/Operational-Logistics-Command-LOGCOM/Bases/Base-Cape-Cod/Kaehler-Memorial-Clinic/Medical-Boards/
https://www.hrc.army.mil/content/22122
https://luke.tricare.mil/Patient-Resources/Disability-Evaluation-System
(2)https://www.health.mil/Military-Health-Topics/Access-Cost-Quality-and-Safety/DES/Physical-Disability-Board-of-Review
https://www.dcms.uscg.mil/Our-Organization/Operational-Logistics-Command-LOGCOM/Bases/Base-Cape-Cod/Kaehler-Memorial-Clinic/Medical-Boards/
https://www.hrc.army.mil/content/22122
https://luke.tricare.mil/Patient-Resources/Disability-Evaluation-System
https://vaclaimsinsider.com/integrated-disability-evaluation-system-ides/#:~:text=IDES%20Military%20Comparison%20Chart%20The%20IDES%20streamlines,fitness%20for%20duty%20and%20potential%20disability%20benefits.
(3)https://www.dcms.uscg.mil/Our-Organization/Operational-Logistics-Command-LOGCOM/Bases/Base-Cape-Cod/Kaehler-Memorial-Clinic/Medical-Boards/
https://www.va.gov/disability/how-to-file-claim/evidence-needed/
(4)https://dergipark.org.tr/tr/pub/ijhadec/article/432558
https://www.ssa.gov/pubs/EN-05-10053.pdf
(5)https://turkjfampract.org/article/view/600#:~:text=Objective:%20Because%20of%20the%20need%20for%20appropriately,contribute%20to%20the%20data%20about%20disabled%20people.
https://www.ssa.gov/disability/determination.htm
https://www.ssa.gov/disability/determination.htm#:~:text=Most%20Social%20Security%20disability%20claims%20are%20initially,judge%20in%20SSA%27s%20Office%20of%20Hearings%20Operations.
https://www.ssa.gov/policy/docs/rsnotes/rsn2013-01.html
https://www.davenportdisabilitylawyers.com/blog/2024/june/the-appeal-process-in-social-security-disability/
https://roblevine.com/faqs/social-security-disability-case-process/
https://www.ssa.gov/disability/determination.htm
(6)https://www.ssa.gov/help/iClaim_medicalEvidence.html
https://www.armstrong-lawoffice.com/blog/what-medical-evidence-is-required-for-a-successful-social-security-disability-claim/
https://www.brockandstout.com/blog/requesting-and-submitting-medical-records-for-your-social-security-disability-claim/
https://documents1.worldbank.org/curated/en/665131468331271288/pdf/627830WP0World00PUBLIC00BOX361491B0.pdf
https://www.advocator.com/glossary/medical-source-statement/#:~:text=A%20medical%20source%20statement%20is%20an%20official,your%20health%20ailments%20used%20for%20SSDI%20applications.
https://www.ssa.gov/disability/determination.htm
(7)https://disabilitydenials.com/faqs/medical-reviews/
https://kornblumlaw.com/2023/03/23/private-disability-insurance-do-insurance-companies-live-up-to-their-promises-when-you-are-disabled/
https://www.thehealthlawfirm.com/how-medical-information-bureau-mib-reports-can-affect-your-insurance-policy-rates/
(8)https://www.armstrong-lawoffice.com/blog/what-medical-evidence-is-required-for-a-successful-social-security-disability-claim/
https://www.ssa.gov/ere/
https://www.belllawoffices.com/social-security-medical-records-request/
(9)https://disabilitystatistics.org/acs-custom?indStat=5#:~:text=We%20recommend%20that%20you%20indicate%20MOE%20when,persons%20reporting%20that%20they%20have%20a%20disability.
https://avardlaw.com/social-security-disability/floridas-social-security-disability-approval-rates-what-applicants-need-to-know/#:~:text=What%20Are%20Approval%20Rates%20and%20Why%20Do,process,%20from%20the%20initial%20application%20to%20appeals.
(10)https://disabilitystatistics.org/acs-custom
https://usafacts.org/answers/how-many-people-have-a-disability/country/united-states/
https://staging.disabilitystatistics.org/acs-custom
https://www.census.gov/programs-surveys/sipp/tech-documentation/user-notes/2024-usernotes/2024-estimates-disability-prevalence.html
(11)https://www.ssa.gov/disability/eligibility
https://www.ssa.gov/pubs/EN-05-10029.pdf
(12)https://www.veteransdisabilityinfo.com/va-disability-ratings/#:~:text=To%20qualify%20for%20a%20100,least%2040%20percent%20or%20greater.
(13)https://www.ssa.gov/disability/eligibility
https://www.ssa.gov/disability/work
https://www.ssa.gov/pubs/EN-05-10029.pdf
https://usafacts.org/articles/disability-benefit-process/
(14)https://homefrontgroup.com/veterans-disability-chart/
https://sorsbylaw.com/blog/percentage-va-disability.html
(15)https://www.va.gov/disability/compensation-rates/veteran-rates/
https://reemedical.com/compensation-and-benefits-by-va-rating/
https://www.veteransdisabilityinfo.com/va-disability-ratings/#:~:text=To%20qualify%20for%20a%20100,least%2040%20percent%20or%20greater.
https://veteransguide.org/va-ratings/70-percent/
https://veteransguide.org/faq/70-40-rule/#:~:text=To%20qualify,%20you%20must%20have,40%20rule%20for%20TDIU%20eligibility.
(16)https://legalaidatwork.org/factsheet/workers-compensation-permanent-disability-benefits/
(17)https://www.opm.gov/support/retirement/faq/disability-benefits/
https://legalaidatwork.org/factsheet/workers-compensation-permanent-disability-benefits/
https://segarlaw.com/blog/what-is-my-degree-of-disability/
(18)https://cck-law.com/infographic/general-va-rating-formula-for-mental-health-disorders/
https://www.hillandponton.com/mental-health-ratings/
https://icarusbehavioralhealthnevada.com/do-they-consider-depression-for-disability-in-nevada/#:~:text=They%20(%20US%20Department%20of%20Veterans%20Services,100%25%20set%20as%20the%20most%20severe%20symptoms.
https://www.hillandponton.com/why-work-history-is-important-when-applying-for-disability-benefits/#:~:text=This%20is%20because%20VA%20rates%20disabilities%20based,determination,%20unlike%20in%20the%20Social%20Security%20context.
(19)https://www.ssa.gov/disability/professionals/bluebook/12.00-MentalDisorders-Adult.htm
https://oklahoma.gov/content/dam/ok/en/odc/documents/ada-info/social-security/Blue%20Book.pdf#:~:text=The%20law%20defines%20disability%20as%20the%20inability,period%20of%20not%20less%20than%2012%20months.
https://www.trajectordisability.com/mental-health-disability-evaluation-how-the-ssa-blue-book-determines-eligibility/
https://www.dsdisability.com/social-security-disability-information
https://www.nolo.com/legal-encyclopedia/getting-disability-benefits-chronic-fatigue-syndrome.html#:~:text=Neither%20the%20Social%20Security%20Administration%20nor%20the,your%20symptoms%20limit%20your%20ability%20to%20function.
https://denversocialsecuritydisability.com/can-i-get-a-higher-social-security-disability-benefit-if-my-condition-worsens/#:~:text=Unlike%20other%20disability%20programs,%20the%20Social%20Security,considered%20%E2%80%9Cdisabled%E2%80%9D%20under%20their%20rules%20or%20not.
(20)https://www.ssa.gov/benefits/disability/qualify.html
https://www.ssa.gov/
https://www.ada.gov/resources/disability-rights-guide/
https://www.morganweisbrod.com/librarys/social-security-disability-for-mental-disorders/
https://www.dol.gov/sites/dolgov/files/ebsa/about-ebsa/about-us/erisa-advisory-council/2023-long-term-disability-benefits-and-mental-health-disparity-mccoy-turner-written-statement-09-21.pdf
https://www.dol.gov/sites/dolgov/files/ebsa/about-ebsa/about-us/erisa-advisory-council/2023-long-term-disability-benefits-and-mental-health-disparity-mccoy-turner-written-statement-09-21.pdf
https://www.kff.org/mental-health/5-key-facts-about-medicaid-coverage-for-adults-with-mental-illness/
https://adata.org/factsheet/health
https://www.tcu.edu/institutional-equity/resources/MHADA.pdf
https://www.ssa.gov/disability/professionals/bluebook/12.00-MentalDisorders-Adult.htm
https://www.benderandbenderlaw.com/what-conditions-qualify-for-social-security-disability-benefits/
(21)https://cck-law.com/infographic/general-va-rating-formula-for-mental-health-disorders/
https://allveteran.com/rating-chart-mental-health/
https://vadisabilitygroup.com/va-disability-ratings-for-anxiety-disorders/
https://www.veteransdisabilityinfo.com/blog/what-qualifies-a-veteran-for-an-anxiety-claim-and-how-is-the-anxiety-va-rating-involved/
https://veteransguide.org/va-ratings/100-percent/mental-health/
https://veteransguide.org/va-ratings/100-percent/mental-health/#:~:text=Service-related%20mental%20impairments%20also%20qualify%20for%20VA,condition%20and%20the%20severity%20of%20your%20symptoms.
https://benefits.com/glossary/general-rating-formula-for-mental-disorders/#:~:text=The%20formula%20considers%20the%20impact%20of%20mental,to%20100%25%20(total%20occupational%20and%20social%20impairment).
https://www.va.gov/disability/eligibility/special-claims/unemployability/
(22)https://mhanational.org/resources/paying-for-care/#:~:text=Community%20mental%20health%20centers%20offer,of%20care%20you%20will%20receive.
https://www.kff.org/mental-health/5-key-facts-about-medicaid-coverage-for-adults-with-mental-illness/
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK355359/
https://mhanational.org/resources/paying-for-care/#:~:text=Community%20mental%20health%20centers%20offer,of%20care%20you%20will%20receive.
https://craighospital.org/resources/employment-after-spinal-cord-injury#:~:text=Check%20with%20your%20insurer%20to%20find%20out,that%20limits%20their%20abil-%20ity%20to%20work.
https://msktc.org/sci/factsheets/employment-after-spinal-cord-injury#:~:text=State%20vocational%20rehabilitation%20programsare%20funded%20(through%20federal,vocational%20rehabilitation%20process%20described%20in%20this%20factsheet.
https://www.disability-benefits-help.org/disabling-conditions/mental-disorders#:~:text=To%20get%20mental%20disability%20payments,%20you%20must,review%20your%20medical%20records%20to%20determine%20eligibility.
https://www.morganweisbrod.com/librarys/social-security-disability-for-mental-disorders/#:~:text=Depression,%20Bipolar,%20and%20Related%20Disorders%0A%0AThese%20types%20of,major%20depressive%20disorder,%20and%20persistent%20depressive%20disorder.
https://www.withpurple.com/benefits/new-jersey/post-traumaticstressdisorder#:~:text=The%20Social%20Security%20Administration%20(SSA%20(%20Social,PTSD%20is%20listed%20under%20mental%20disorders%20(12.15).
(23)https://www.ssa.gov/news/en/cola/factsheets/2026.html
https://www.ssa.gov/redbook/newfor2026.htm
https://www.ssa.gov/oact/cola/SSI.html
https://www.ssa.gov/disability/professionals/bluebook/12.00-MentalDisorders-Adult.htm
https://cck-law.com/blog/2026-va-disability-compensation-rates-and-cost-of-living-adjustment-cola/
https://www.ssa.gov/redbook/newfor2026.htm
https://www.ssa.gov/ssi/eligibility
https://www.ssa.gov/oact/cola/SSI.html
https://www.withpurple.com/post/ssi-resource-limit-2026-what-you-need-to-know
(24)https://cck-law.com/va-disability-calculator/
https://www.va.gov/disability/compensation-rates/veteran-rates/
https://vaclaimsinsider.com/benefits-for-veterans-by-rating-percentage/
(25)https://www.census.gov/topics/health/disability/guidance/data-collection-acs.html
https://www.census.gov/topics/health/disability/guidance/data-collection-acs.html
(26)https://www.ada.gov/resources/disability-rights-guide/
https://www.aarp.org/social-security/faq/disability-benefits-calculation/
https://www.atticus.com/advice/getting-started/how-are-ssdi-payments-calculated
(27)https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC9435608/#:~:text=All%20the%20studies%20have%20been%20from%20single,national%20picture%20as%20per%20RPWD%20Act,%202016.
https://encompass.eku.edu/cgi/viewcontent.cgi?article=1485&context=honors_theses#:~:text=This%20standard%20is%20like%20the%20one%20used,bipolar%20disorder,%20post-traumatic%20stress%20disorder,%20and%20schizophrenia.

UYARI :  Lütfen unutmayın: Hiç kimse doktor kontrolü olmadan psikiyatrik ilaçlardan kurtulmaya çalışmamalıdır. Buradaki bilgilere dayanarak psikiyatrik ilaçlarınızı birdenbire kesmeyiniz, bırakmayınız.. İntihar, cinayet, şiddet vb gibi çok sayıda tehlikeli olan ve olmayan "ilaç yoksunluk belirtilerine (psikiyatrik semptomlarına)" bir/birden fazlasına sahip olabilirsiniz. O yüzden mutlaka doktorunuza danışınız ve ilaç yoksunluk semptomları ile ilgili bilgileri doktorunuzdan öğreniniz. 

Ayrıca, bu içeriklerin (veriler, bilgiler, fikir ve düşünceler vs) hemen hepsi, bilgi vermek amaçlıdır. Tıbbi tavsiye /sağlık yönlendirmesi şeklinde verilmemiştir. Buradaki veriler, içerikler, fikir ve düşünceler, size teşhis, tanı koymaz, tedavi seçeneği sunmaz, sizi tedavi etmez. Eğer kendinizi rahatsız hissediyor ve/veya hasta iseniz, kendi doktorunuza /yakınınızdaki sağlık birimine başvurunuz.  

Ayrıca kendi başınıza bitkisel ilaçlar /tedaviler hazırlayıp-kullanmayınız. Bu işi, işin uzmanları olan uzaman fitoterapistler ile birlikte yapınız.. Fitoterapi (bitkilerle tedavi) anlamına gelir, fitoterapist ise, bu işin eğitimini görmüş fitoterapi hekimleridir.. Fitoterapistler, sizin vücudunuz, bünyeniz, hastalığınız vb gibi kriterleri değerlendirdikten sonra, size uygun bitkisel tedavi seçeneklerini sunacaktır.. Ayrıca BURADAKİ genel uyarıları da mutlaka okuyunuz. Her şey gönlünüzce olsun ve nice mutlu yıllar, sağlıklar dileriz.. Teşekkürler..😊

NOT : Yabancı sitelerden alınan haber, makale gibi yabancı dillerin Türkçe çevirilerinde hatalar olabilir. Gerçek çevirileri öğrenmek için kaynaklarına gidip okuyabilirsiniz..

✔Türkiye'de Deli Author by Ertuğrul Yıldırım 🙂💓

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

YORUM UYARISI : Yorumlara link ve telefon numarası bırakmak,küfür,hakaret vb gibi suç unsuru olabilecek ve herhangi bir sorunda yasal soruşturma sözkonusu olabilecek bir isim vermek vb gibi yazılar yazmak yasaktır.Özellikle de bunları Unknow olarak yayınlayan yorumlar dikkate alınmayacaktır.Tespit edilirse yayınlanmaz yada silinir..